Sayfalar

28 Kasım 2011 Pazartesi

Soru varsa cevap nerede?

         Bu yazıya başlarken ne yazacağımı bilmiyordum ve hala da ne yazacağımı bilmeden yazıyorum.Yazmaya ihtiyacım var.İçimde fırtına desem değil durgunluk desem değil bir karmaşa hakim.Hatalarım yanlışlarım beni bu noktaya getirdi belki.Kendimi suçlamaktan vazgeçmedim.Vazgeçmemek hata yapmamı engellemedi.NEDEN?Sorusu kafamda yankılandı durdu.Nedenini bilmediğim şeyler yaptım nedenini bilmediğim bir sürü şey oluyor.Ve ben bir şeyin nedeni bilmezsem huzuru bulamıyorum.
          Çocukluğumdan beri hep sorguladım bir şeyleri.Hep soru sorardım.Sebebini anlayamazdı kimse.Saçma bulurlardı çoğu zaman.Yıllar geçti ben büyüdüm ama soru sormaktan hiç vazgeçmedim.Cevaplarını aramaksa zorunluluktu benim için.Başka türlüsünü yapamazdım yapamıyorumda.Bir soru varsa aklımda illa o cevap bulmalı kafamda.Öyle yada böyle iyi yada kötü bir cevap bulmalıyım kendimce.Cevaptan emin değilsem o soru kapanmıyor beynimde ve ben karmaşa içinde çözümsüz kalıyorum.Nitekim bugün çaydanlığı ocakta unutmuşum.Allahtan yangın çıkmamış.
         Bu sefer çözümsüzlüğümün sebebi bir insan.Neden böylesine cins insanları buluyorum ki.Çözmekle uğraşıyorum.Bilmiyorum nedenini.Anlayamıyorum kendimi.
        Belki de matematiği sevişim de bundandır kim bilir.Hiç acımaz bir soruyu çözmeye saatlerce uğraşırdım.Çözünce de çok mutlu olurdum.Bir kere oturup ispatına vardırmışlığım vardır bu işi.
          İşte böyle.. Saçma sapan bir yazı oldu farkındayım.Tıpkı benim şuanda bulunduğum durum gibi .

24 Kasım 2011 Perşembe

24 Kasım Öğretmenler Günü

   Bütün öğretmenlerin ve benim öğretmenler günümüz kutlu olsun.Bana verdikleri değeri her gün gözlerinde okuyabiliyorum.Bugün ekstra olarak öpmek ve bugünü kutlarken ki heyecanlarını görmek ayrıca mutlu ediyor beni.Hepsini çok seviyorum.İyi ki öğretmen olmuşum.

22 Kasım 2011 Salı

İştirak?

Neden herkes şaşırtıyor beni
Gerçekleri görmek istemeyişim neden
Oyunlara gelişim
İştirak edişim neden

Gerçekmiş gibi gelen her şeyin
Sona erişinin hüznü bu
İnandığım şeylerin hayal kırıklığına dönüşü bu

Pişman değilim
Üzgün olamayacak kadar alışkınım
Gene de içimde bir kırıklık hakim
İnanmışlığıma kızan beynim sakin
Sakinim her şeye rağmen

Geçmişin tek hatırası yazdıklarım
Unutulmaya yüz tutmuş hatıralarım
Geçmişi unuttum hatalarımı buldum
Artık geleceğe bakıyorum...

19 Kasım 2011 Cumartesi

Pc Tuşlarıyla Ben

Bazen Esc yaparım.
Geriye döner bir bakarım.
Bazen Capslock ile büyütürüm herşeyi

Hayatım boşluklarla dolu spacebar

Bazen hayatı enterlarım.
Bazen tek başıma çözemem şift lazım.
Bazen yardım tuşlarıyım.

Tabb tuşuyla atlarım ordan oraya

Backspace lazım bazen, simeli herşeyi
Kökten çözüm için delete i denemeli

Bazen sesimi açar bazen susarım.
Tüm bu tuşlarım zaman zaman

Bazen hayata bağlanırım wirelessi açarım.
Bazen uyku moduna bazen beklemeye alırım
Yardım tuşları çare olamaz derdime

Bazen saçmalarım tuşlarım rastgele
Bazen prt screen ile çekerim hayatımın fotoğrafını

Hayat kitlendiğinde ise cntrl +alt+delete yaparım
Sil baştan yeniden yaşarım.

17 Kasım 2011 Perşembe

16 Kasım 2011 Çarşamba

Stres

        Bu hafta daha öncede söylediğim gibi öfke kontrolü ve stresle baş etme konulu bir seminere gidiyorum.Benim için gerçekten faydalı bir seminer oldu.Zira bazen seminerler projeksiyondan oku geç modunda olabiliyor.O zaman fena sıkıcı beter bir durum.Bu tam aksine biraz terapi havasında geçiyor.İyi ki başvurmuşum.Ve doğru zamana denk geldi.
       Stres hep hayatımızda yaşadığımız bir durum.Stresin zaman zaman bizi ayakta tuttuğu perçinlediği de olur.Tamamen de kötü bir şey değil yani.Ama bazen o kadar stresli oluyoruz ki önümüzü dahi göremiyoruz.Ne yaptığımız işe odaklanabiliyoruz tam anlamıyla ne de başka bir işe.Ben kendi adıma stresle çeşitli baş etme yöntemlerim var.Herkes için farklıdır bu durumlar.Herkesin bir olaya verdiği tepkilerin farklı olabilmesi gibi streste verilen tepkilerde değişmekte.Kimisi stresliyken çok yer kimisi yemeden içmeden kesilir .Bu arada vücudumuzda stres hormonu bile varmış.Yani psikolojik durumlar bedensel olarak da bizi etkilemekte.
                Hastalıklarımızın kaynağı da stres olabilirmiş arkadaşlar dikkat edelim.
      Bu arada aşırı stres zararlı derler ama.Ben çok stres altındayken boş veririm.Hazırlığımı tamamlayıp elimden gelmeyecek şey için yıpratmayım kendimi gibi düşünceler oluşur beynimde.Kendimi rahatlatırım.Bir konuyu anlatacakken önceleri üniversitede falan sınıftakileri aptal olduklarını düşünüp öyle daha rahat etmiştim itiraf ediyorum.Sonraları buna da gerek kalmadı.Ayıp ettiğimi fark edip başka yöntemler geliştirmiştim.:):)
                Stres elimizden gelmeyen durumlarda yani kontrol edemediğimiz zaman oluşan bir durum.Eğer süreci kontrol edebiliyorsak. O zaman streste yaşamıyoruz.Kaldırabileceğimizden fazla yük sorumluluklar stresi doğuruyor.
                Seminerde evliler var genelde.Çok dertliler.Evlilikten daha çok soğuyorum sanırım.:)Evliliklerde de kimdeyse sorumluluk yada bir kişinin üzerindeyse o zaman o kişi stres sorunu yaşıyor.Ve hastalıklar vs.Sorumlulukların fazlasını üzerinize alma eğilimdeyseniz, benim gibi. Bu huyunuzdan vazgeçin.Erken yaşlanıp hastalıklarla boğuşmaya lüzum yok.
Herkese stresle baş etme gücü diliyorum.Stresi kovun huzuru bulun.:)

15 Kasım 2011 Salı

Bugünün Düşündürdükleri

         Bu aralar bir enkaz gibi yaşasamda iyi şeylerde oluyor.Hayat her şeye rağmen devam ediyor.Dün unuttuğum seminere bugün gittim.Öfke kontrolüydü konu.Tam bir terapi etkisi yaptı bende iyi geldi.Psikolojik danışmanın anlattıkları vs anlatılanlar, yaşananlar.
       Öfke konusunda rahatlama yöntemlerinden birine ek olarak ben yazmayı ekledim pek kimsenin fikri yoktu bu konuda.Ama danışmanla aynı fikirde olmak iyiydi.Yazmak rahatlatıyor beni.Kimse için değil kendim için yazıyorum. Bazen bu konuda yorum almak başkalarının fikirlerini de duymak kendimi duymamda da ayrı bir etki sağlıyor bana.Bu yüzden bu blogu seviyorum.Kendime ayrı olarak yazdıklarımda var.Ama burası daha bir sistematik.Tam özgür değilim belki ama zaten ben kendi kendime yazarken de sınırlı yazıyorum.Bu konuda var kendime göre sebeplerim...Evde tek yaşamama rağmen. Bu aslında saçma  ama öldüğümde bile bazı şeylerin benle kalması özel kalmasıdır belkide düşündüğüm.
          Profösör de gördüğüm bir resim çocuklara bu konuyu vereyim diye düşündürmüştü bana.Bugün yaptırdım o resmi.Kuru yapraklar kullanarak bir sonbahar resmi yapmalarını istedim.Güzel şeyler çıktı.Üstelik plandaki kazanımla örtüşen bir konuydu oda ekstra iyi oldu tabi.
          Bazı çocukların algısı yok denecek kadar az bazen tükeniyorum anlatabilmek için.Matematikten bütün, yarım ,çeyrek kavramlarını öğretiyorum.Nöbetçiyken gezdiğim sınıfta verilen bir mandalina.Süper bir materyal oldu bana.Bütün yarım çeyreği onun üzerinde anlattım.Sonunda konuyu anlayıp cevaplayanlara mandalini dilim dilim verince de  süper öğrendiler.İyi oldu iyi.Bazen böle bir ampul yanıyor beynimde.İşin ilginç tarafı hayatım böle karmaşıkken bile iş söz konusuysa verimimden fazla bir şey kaybetmiyorum.Sınıfa girince her şeyi unutuyorum.Onlar hem tükenen enerjimin sebebi hemde yenilenen bir enerji kaynağı benim için.Ben anlatamadım bu kez ama siz anladınız beni.Yormayın beni ya :PZaten akşama kadar yoruluyorum bazen göbeğim çatlıyor hakikaten.Şu adef gibi saçma bir sistem yüklediler e okula. Onla ilgili bi form doldurttum çocuklara.Ne çektiğimi bir ben birde Allah biliyor. Bazı çocuğa bir kere söylemen yetiyor.Bazısına da 10 kezde anlatsan değişen bir şey  yok.Beraber yaptık ne yapayım.Kendileri dolduramadılar bazıları.
        İşte böle hayat gene kendi akışında mecbur bende akacağım bi şekilde o yolda.Direnmenin ağlamanın sızlanmanın faydası yok.

Son olarak gördüm beğendiğim güzel bir söz.
"Gerçek gerçektir. Sen birinin canını acıtırsan,
kendi canını acıtırsın.
Birine yardım edersen, kendine yardım edersin.
Kan ve kemik bütün insanlarda bulunur.
Farklı olan yürek ve niyettir…”
Marlo Morgan

9 Kasım 2011 Çarşamba

Bencilliğe Doğruu

           Bazı günler daha fazla yazmak istiyorum.Ve kim tutuyor beni hiç kimse.Yani buna uğraşıyorum.Mademki kendim için yazıyorum istersem bir gecede 5 tane yazıda yazarım.Kime ne demi.İşte bu aralar bu modda gezmeye düşünmeye çalışıyorum.Uygulamaya da soktum sayılır.Ufak tefek şeylerde olsa.
          Bütün bayramı yeğenimin ödevlerine yardımcı olarak feda ettimse de kendimi.Mutluyum. Ama bu mutluluk geçici işte.Evet yardım ettim herkes süs püs vs uğraşırken ben oturmuş onunla kafa patlatıyordum.:)Peki madem bunu istiyorum yapmalıyım ama ya işte kıymeti bilinmezse o zaman yerle bir oluyor her şey.Fazla değer vermenin sonuçlarını yaşamaya başlıyorum.
          Sanki herkes benim mutsuzluğumun umutsuzluğumun farkında.Annem bugün treni beklerken öyle bir konuşma yaptı bizimle.Her şeye üzmeyin kendinizi.Ben zamanında çok üzdüm şimdi pişmanım vs.Evet annecim biliyorum ama gel gör ki uygulayamıyorummm.Birde ablam baktığı fal neticesinde depresyonda olduğumu söyledi.Aaa doğru diyesim geldi.Sustum.Çok çaktırmışım ruh halimi demek ki:)
          Ee hep gülen yüz olursan olacağı da bu.Gülmeyince şüphe çekmiştir belki.Her neyse bu saklamak niye dimi.Böyleyim işte sevincimi hep paylaşır hüznümü içime atarım.Sonra herkes musmutlu sanır beni:)
          Neyse işte ortada ne fol var ne yumurta sadece umutsuzluk çöktü üzerime.İyiye güzele insanlara inanırken artık kötüye çirkinliklerin gerçekliğine inanıyorum.Her insanın özünde iyi olduğunu düşünürken.İnsanların bencil yaratıklara dönüştüğünü görüyorum.Bende mi öyle olacağım.?Bir nebze belki.Belki de olmaya başlamışımdır kim bilir...  
         
          

Dönüşüm muhteşem olacaktı...

         Kendi kendime kararlar alıp uygulamamam yeni değil.Hep yaptığım bir şey.Bazen de geç kalınmışta olsa uyguluyorum ve bazen de temelli vazgeçiyorum.Gene böyle bir karar neticesinde bayram dönüşü bu depresyon halinden çıkmış olacaktım.Ama öyle olmadığını görüyorum.Daha eve gireli şurada kaç saat oldu ki 2 saat anca.Ama ben gene yalnızlığın dibine vurmaya doğru ilerliyorum.Bayram benim için güzele yakındı.Ufak tefek benle alakalı pek olmayan ailevi sorunlar olsa da.Özlemler giderildi.Geyikler çevrildi vs vs.Bir bayramdan beklediğim her şey vardı.Her zaman daha azı bile yetmiştir.Ama artık yetmiyor.İnsanlara güvenimi kaybetmekle ilgili savaş veriyorum.Aslında tam olarak buda değil bakış açımı ve kendimi değiştirmekle ilgili savaşım.Sadece kendimi düşünerek yaşamayı başarabildiğim gün.Her şey yoluna girecek.Yani tek yol gibi görünen bu.
          Mesela ben elimdeki eşya çok ağır olmasına rağmen mesafe kısa olur diye taksiye binmedim.Kendimi değil taksiciyi düşündüm.Gene ben pizza isteyecek olsam eve 5 kat çıkmasını istemediğimden pizzacının pizza istemiyorum.Okulda öğrencilerime fazla fedakarlık yapıyorum.Bazen kendimi unutuyorum.Daha aklıma gelmeyen ufak tefek o kadar çok şey var ki.Kendimi geri plana atmayı bırakmalıyım biliyorum.Aslında yardım etmekten mutluyum. Hak etmeyenleri elemeliyim.Son olarak en azından başkalarının ne düşüneceklerini düşünmeyi bırakmak iyi fikir deniyorum.

3 Kasım 2011 Perşembe

               Son yazılarımda karamsar hüzünlü içim kararmış olduğu görülüyor.Beni hep böle sanmamanız için kısa bir açıklama yapayım sonrada yazmak istediğim mevzuya döneyim.:)Bendeniz aslında çevresinde pozitif bilenen bardağın dolu tarafını gören biriyim.Sadece zaman zaman birikintilerden hayat yorgunluğu ve en önemlisi yalnızlıktan, duygusal yapımında etkisiyle hüzne bağlayabiliyorum.Son bir aydır bilinçli olarak birazda böleydim.Bir şey yapmak istemediğim için eve hapsettim kendimi fazla kimseyle görüşmedim.Kendimi soyutladım.Sonuç besbeter yapmayın arkadaşlar sizde denemeyin.Olan kendinize oluyor.):)Şimdi mi nasılım pozitifim enerjiğim esprili ve eğlenceliyim.:)(kendini beğenmişlik sınırına vardım ehehe)Bu beni seviyorum.Eve bu halimle gitmek istedim daha doğrusu.
                Yarın yola çıkıyorum.Biletimi ayarladım  hızlı tren aktarmalı olarak Ankara'ya çufçuflayacam:)):)Eve gece yarısı varsamda mühim değil.:)Eve gidiyorummmm.:)Gene her yıl ki kurban esprilerine hazırlıklı enerjimi fullemiş olarak gidiyorumm:)
                 Ve bugün yapmam gereken onca şey var oturmuş burada yazı yazıyorum.Kendime bahaler yapmamak için ertelemer sunuyorum.Kaçarı yok yapacağım.):)Ve şu öğretmen milletine ettikleri zulüm nedir ya.Saçma sapan evrak yükü zaten vardı.Ekstra gene hiç bir amaca hizmet etmeyecek işler yığıp durmaktalar.Bununla ilgili geçen facede bir resim gördüm onu da paylaşayım sevgilerimle Bayramda yazamazsam şimdiden iyi bayramlar herkese...

2 Kasım 2011 Çarşamba

Cennet(Ahmet Enes)(Süper şarkıı)

 Sarkıyı dinlemek için başlığa tıklayınız...
 CENNET(Ahmet ENES)
 
hani fani bu hayat ümit bağlayamam
olmadı diye oturup ağlayamam
gönlü geniş olan sükutu öğrensin
sevgimi yok yere ele bağlayamam
gelir mi diye hayallere sığınamam...
kemale eren kendinden versin

sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
ama umudum cennetten

ben dalkavuk olanı hizaya getiremem
sorma bana ben görünmezi göremem
merak eden kendine yönelsin
boş yere kimseyi oyalayıp üzemem
geçici şeylere heves edip üzülemem
fikrim, hevesimi alt etsin

sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
aman umudum cennetten

ben gözü görmeyene resim gösteremem
değerimi bilmeze değeri öğretemem
o önce, e haddini öğrensin
biten sevgiye imrenip özenemem
boş sözü duyup düstur edinemem
eden, kendine ah etsin

bildim lakin söylemem
gördüm ama izah edemem
dünya, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçecek
hayat böyle de bitecek
e bitsin, umudum cennetten
sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
ama umudum cennetten 
Kaydı Yayınla

Sözlerine bayılıyorum.Müziğide bence eğlenceli.Umut veriyo insana.Sürekli dinliyorum.Hergün en az bir kere tavsiye edilir.

1 Kasım 2011 Salı

Bir çift lafım var...

          Gündemdeki sorunlara olaylara hep sessiz kaldım bu ara.Hiçbir mecrada paylaşmadım ne duygumu ne düşüncemi.Nasıl becerebildim bilmiyorum ama bugün son veriyorum suskunluğuma.Herkes gibi ortaya saçmak istemedim. Bugüne kadar sustum üzülsem de içime attım .Taki bugün son damlayı da duyana kadar...

Terör
      Onaya oynaya gelin çocuklar el ele el ele verin çocuklar Bir vatan bırakın biz çocuklara ıslanmış olmasın göz yaşlarıyla...Bu çocuk şarkısı şimdilerde daha anlamlı benim için.Kürt öğrencimde var Türk öğrencimde hepsi de bir arada gayet de güzel yaşayıp gitmekte neden bu savaş neden bu çıkmazlar.Her yerde şehit her yerde ölen var.2 tarafta da insan ölüyor. "Bir hiç uğruna ya Rap ne güneşler batıyor."

Deprem
       Her zamanki gibi kenetlenmek için bir afet gerekti.Ama olsun kenetlendik genede.Güzel olaylar yardımlaşmalar oldu.Devlet gene sınıfta kaldı.Yardım kuruluşları organizasyon bozukluğu yaşadı.Onca olay onca yaşananlar gene bize bir şey öğretmedi.Yaşandı gitti konuşuldu unutuldu.Öğrenilen gerçekler bir kenarda unutuldu.Ölen meslektaşlarımın ve tüm hayatını kaybedenlerin ailelerine baş sağlığı diliyorum.Ateş düştüğü yeri yaktı.Bazı hırsızların ise hiç bir zaman vicdanları yanmadı.Deprem en büyük yıkıntıyı gene kalplerde bıraktı...

Cem Garipoğlu davası:
    Ne gariptir ne yaygaralar koparılmıştı.Bu kadar göz önünde bile suçlu tam cezasını alamadı.Gene para konuştu gene güç yendi.Adaletin bir kez daha tecelli etmediği görüldü.Trajigarip bir hikaye hafızalarda silinmeye yüz tuttu.

13 Yaşındaki Çocuğun Dramı
      !3 yaşında satılan 26 kişinin tecavüz ettiği N.Ç. isyan bile edemedi çocuktu yardım istedi.İstenen yardım eli böle mi kırıldı böle  mi hiçe sayıldı.Hey gidi adalet hey nerelerde saklandın da bu mahkemeler seni bulamadı...!3 yaşında bir çocuk farkındaymış her şeyin madem öle bu suçu işleyen 26 kişi farkında değil miydi gerçeğin , suçlarının ve şerefsizliklerinin...Gene tecelli edemedin adalet gene işini yapamadı mahkemeler.
            Ee o zaman ben nasıl çocuk haklarını anlatacağım ben nasıl çocuklara hak hürriyetten adaletten bahsedeceğim ve ben nasıl inanarak mahkemeler bağımsızdır ,yücedir diyebileceğim.Bir öğretmen olarak ne vicdanım el verir buna ne de boğazım el verir tıkanır kalırım....

           Daha söylenecek çok şey var belki Ama söylenenlerin hepsi yetersiz.Sadece duygularımı paylaştım.Biliyorum işe yaramaz. Biliyorum gerçeği değiştirmez.Ve eksikliklerim yanlışlarım illaki vardır.
          Son bir dipnot olarak şunu da eklemeliyim.Yapılan her mücadele değerlidir bence.Face twitterda vs de çeşitli yorumlar görüyorum.Bunu yaptınız da ne oldu şimdi diye.Göstermelik vs vs diye.Belki haklılar belki ama siz ne yaptınız diyesim geliyor onlara.Ve magazin konuşulurken tepki vermeyenlerin Cumhuriyet ,Atatürk deprem gibi konuların konuşulmasına, protestolara olan tepkilerini anlayamıyorum.Bırakın fotoğraf koyan koysun bırakın düşüncesini haykıran haykırsın.Yaptınız konuştunuz da ne oldu denmesin.Varsın bir şey olmasın ama konuşulsun.Hilal Cebeci'yi konuşmaktan ,Hadiseyle olay yaratmaktan çok daha iyidir diye düşünüyorum.
Sevgilerimle...
                                                                                         Huyum kurusun