Sayfalar

21 Şubat 2012 Salı

Gün Kurtaran

    Saçma sapan ruh halimden çıkamasam da zaman zaman doktora gitmem gerektiğini kendime itiraf ederken bulsam da hayat gene de devam ediyor.Eskiden doğal hayat görüşüm olarak pozitif bakabilirken.Şimdilerde kendimi dürtmem gerekiyor ki, bu facedeki dürt olayına hiç benzemiyor.Bugün havanın güzel olması benim mutlu, coşkulu olmam için iyi bir sebep gibi görünmüştü.Taki otobüse binene kadar, bütün o kırk dakikalık yolu ayakta sersefil gittim.Gene de pozitifliği elden bırakmadım.En azından kulağımda müzik vardı her ne kadar ağır laptop çantam kolumda olsada .Ve hava hala güzeldi.:)Okulda da olumlu enerjimi kaybetmemeye çalıştım.Çocukların ödevleri yapmayanlarına bile fazla kızmadım.Tenefüste yapmalarını falan istedim .O kadarda olsun yanii.:)
     İşte böyle,  güne pozitif bakmaya direnerek başlamıştım.Güzel gidiyordu.Sahte değil gerçekten hava içimi ısıtmıştı. Espirilerle gülerek geçiriyordum günü.Çocukların pek mantıklı olmayan cevaplarına bile daha iyimser daha şakacı bakıyorduk beraberce.Espirilerle veriyordum geri dönütlerimi.Onluk bozarak çıkarmayı işlerken akıllı öğrencimin biri  demişti ki" Öğretmenim bu komşudan almayı kim çıkarmış?"Güldüm hoşuma gitti."Çocuklar daha iyi anlasın diye biri uydurmuş ."dedim.Böyle çocuklar da var.Yeni nesil o kadarda boş gelmiyor diye geçirdim içimden.Ve aynı çocuk dün hayat bilgisi dersinde de güldürmüştü beni. Ailede aldığımız görevleri işlerken şöyle bir soru vardı:
          
       Aile içi görevlerinizi yerine getirdiğinizde hissettiklerinizi yazınız?
     Güzel cevaplar geldi genel olarak."Mutlu olurum.""Yetişkin gibi hissederim.""Yorgun hissederim." gibi  cevaplar vardı.Bunlarda yeterince iyiydi.Bu az önce bahsettiğim öğrencinin adı Ömer "Bir şey hissetmem" yazmış cevap olarak.Burada çocuğa nedenini sormazsanız.Çocuğu tanımıyorsanız aptal olduğunu  cevap bulamadığını ya da hissiz olduğunu düşünebilirsiniz.Ama Ömer beni bu zahmetten kurtardı. Ben nedenini sormadan o açıkladı.Çünkü o da çok iyi biliyordu ki ben bir şeyin nedenini muhakkak sorarım.Ah keşke bu kadar sorgulayıcı olmasaydım.Belkide meslek hastalığıdır ne dersiniz?Ondan mı bu kadar sorguluyorum hayatı, kendimi ,her şeyi?Sanmıyorum ben kendimi bildim bileli böyleydim.
     Gelelim Ömer'in cevabına "Çünkü hep yatığım işler.Bir şey hissetmiyorum"dedi.Dedim haklısın ve gene gülümsedim tabiki.Ahh hepsi böyle olsalar elbette ki hiç yorulmam.Ama öğretmenliğin zahmetli tarafı olduğu kadar güzel yalarıda var ve bu onlardan biri.
      İşte dersler dersleri kovaladı.Özellikle matematikte kısa çaplı krizler yaşadım.Bu dersi algılayamayan ,sıkılgan öğrencilerle uğraşmak gerçekten çok yıpratıcı.Ama en azından sinirlenip masaya oturduğumda hepsi sus pus masum masum bakıyor oluyorlar.Yetişkinler gibi sende hatalısın, şu şöyle, bu böyle diye hatalarını sana yöneltip savunmaya geçmiyorlar.Öyle olsaydı dayanabilir miydim?Hiç sanmıyorum.:)
      Son saate gelindiğinde.Bir öğretmene kolay kolay bulaşmayın.Hakikaten kafa dolmuş, yorulmuş bir damla bile bazen bir şey çekecek halde olmuyorsunuz.Zira çocuklarda öyleki zili sabırsızlıkla bekliyor oluyorlar.Bu her zaman olmasa da sıkça yaşanan bir durumdur.Bunda tabi ki hatalar , tartışılabilecek durumlar var.Ama bunun sebeplerini oturup buraya yazsam. Herhalde sayfalarca tutardı.Sonuç olarak ne kadar iyi bir öğretmen olursanız olun, bir çok seferinde çocuklar zili hep bekliyor olacaktır.Beş on tanesi istemese gerisi illa ister.Ki bu çok doğal.Duyduğuma göre doğru mu bilmiyorum?Almanyada çocuklar bu kadar acil olarak okulu terk etmeye çalışmıyorlarmış.Bunu milli eğitim müdürü bir seminerde söylemişti.Gene konudan konuya atladım.Nihayetinde olumlu başlayan günümü günün sonunda pek de olumlu tamamlayamayacağımı düşünüyordum.Özellikle son derslere yaklaştığımızda.:) 
     Son derste ise dersin ilk dakikalarında gene çocukların kontrolünü ele alıp klasik cümlelerimden birini söyledim.İsterseniz boş boş da oturabiliriz.Siz bilirsiniz?:):)Ve bir seferinde yapmıştım.Hepsi sıkıntıdan patladı.Ne olur ders yapalım diye yalvarmaya başladılar.(Bu arada ders dışı şeyler konuşmak vs de yasaktı tabi.Yoksa ne mümkün ders yapalım demeleri.))Sonra ben o dersin sonunda kıyamadım yavrucaklarıma :P "Ders yapalım mı?" dedim.Hepsi bir ağızdan ve coşkuyla "Yapalım." dediler.O anı görseniz gözleriniz dolardı.:):):P İşte o dersi hatırlattır gibi yaptım.Ve sonrasında bir konu başlattım. Keyifli sohbet ettik.Hikayeler anlattık rutin işleri de tamamladıktan sonra artık zil çalmıştı.Ve sınıfı terk etti yavrucaklarım .Gözlerim doldu falan dememi beklemeyin.:))O kadarda değil.Mesleğimi ve çocukları seviyor olabilirim ama her şeyinde bir haddi hududu var.:P:):)
     Gün nasıl mı bitti.Hala bilmiyorum.Şu an pozitif gibiyim.Evde de beni negatife dönüştürecek bir etken yok şimdilik.Kendi kendimi sinir etmezsem.:)Az önce arayan annemle de keyifli konuştum.Günü kurtardım mı? Ne dersiniz?:))

9 yorum:

  1. Uykuya yelken açana kadar günü kurtarmış sayılmazsın hocam :) Sen gene de tetikte ol. :)

    YanıtlaSil
  2. Hmm az önce kardeşimle de konuştum ki geçen tartışmıştım.Bugün çekinerek aramış o da şaşırdı.Dedim yeni formül uyguluyorum.:))Merak etme tetikteyim her zaman.:)

    YanıtlaSil
  3. bi saniye fiziksel bi sıkıntın yok değil mi.

    YanıtlaSil
  4. Ruh doktoru kastettiğim.:)Fiziksel bi sıkıntım yok çok şükür.Bu sene grip bile olmadım sayılır.Yani inşallahda olmam.:)

    YanıtlaSil
  5. onu anlamıştım ama öbürünü de sordum.
    iyidir ruh doktoruna gitmek. iyi gelir. o zaman hemen git işte.
    :)

    YanıtlaSil
  6. :)Erteleyip duruyorum.İyiyim gibi geliyor sonra olur olmadık bir olaya fazla tepkiveriyorum.Öyle bişeyler işte bakalım giderim belkide:)Onun yerine başka bir şey deniyorum işe yaramazsa gidecem.:)

    YanıtlaSil
  7. okurken seni çocuğumun öğretmeni olarak düşündüm..
    kısmet işte kimbilir??
    ayrıca ruh doktoruna gitme psikoloğa git hatta hipnoterapiste git emin ol bakış açın normalden 5 kat hızlı bir şekilde değişiyor

    YanıtlaSil
  8. Belkidekısmet olur bakarsın.:)Senin gibi bir velimolsasüper olurdu.O işin geyiğiydi uzman birine giderim gidersem.:)

    YanıtlaSil