Sayfalar

24 Mart 2012 Cumartesi

Bilmemek Ayıp mı?

    Seminer bugün bitti.Anladım ki çevremde doğru Türkçe konuşan kimse yok ben dahil.Zaten o kadar doğru konuşulması çok zor.Samimide gelmiyor bana.Konuşurken özel bir çaba harcamak gerektiriyor.Bu semineri de böylece atlattım.

       23 Nisan için yaptığımız çalışmalar hızla sürüyor.Çok yoruldum bu hafta.

   Üniversite sınavı YGS'de görevliyim.Neyse çok uzak okul çıkmadı.Çanta götürüp götürmemekte kararsızım.Anahtarı kime bırakacağım. Yasak yazıyor ama geçen sefer kimse bir şey dememişti. 
  
     Ders çalışan çocukları gençleri gördüğümde öğrenciliğim aklıma geliyor ve şükrediyorum bugünüme.:)

     Çocuklara seminere gitmem gerek diye söylediğimde" O ne öğretmenim acil servis mi?" diyen çıktı.Ben alaka kuramadım.Bir şeyler öğreneceğim diye açıklama yaptım.Şaşkınla öğretmenim siz zaten her şeyi biliyorsunuz dediler.Bende öğrenmenin yaşı yok çocuklar.Daha çok şeyler öğrenmek istiyorum dedim.Hedeflediğim şeylerden biri de bu öğrenmeye istekli olmaları.

    Ben şu bilmediğini öğrencisinden saklayan öğretmenlerden değilim.Buna üniversitede okurken de karşıydım.O zamanlardan buna karar vermiştim.Çoğu arkadaşım benim aksimi düşünüyor.Öğrencinin gözünde değerinin düşeceğinden saygı görmeyeceğinden bahsediyor.Ben üniversitedeyken hayalini kurduğum sınıf ortamını yaratmaya çalışıyorum.Ne disiplin abidesi benden korkan öğrenciler istiyorum ne de çok laubali nerede duracağını bilmeyen öğrenci.Özgürce kendini ifade edebilen bireyler yetiştirmek istiyorum.Bunları yaparken de öğrenciden bilmediğimi saklamak istemiyorum.Bana yanlış geliyor.Bilmediğimi, öğretmende olsa bir insanın her şeyi bilemeyeceğini ama öğrenmenin gerekliliğini, merak ettiğimiz şeyleri açıp okuyup öğrenmeye çalışmanın gerekliliğini anlatıyorum.Bazen çok absürt sorularla geliyorlar.Bende açıyorum googledan beraber araştırıyoruz.Bilgiyi vermek değil artık günümüzde olan.Bilgiye nasıl ulaşacağını öğretmek aslolan.Bildiğim bir şeyse bazen cevaplıyorum bazen kendi bulabileceği bir şeyse araştırmasını istiyorum.Ama bizim öğretmenlerimizin yaptığı gibi riyakar bir tavırla çok güzel soru bunu kendin araştır tarzı tavırları takınmıyorum.Hoşuma da gitmiyor.

     Geçenlerde kardeşimle bu konuyu konuştuk.O da öğretmen Fen ve tek. branşı.Kurul toplantısında bu konu konuşulmuş.Kardeşimde benim gibi düşünüyor.Bu düşünceyi ona ben vermişim öyle söyledi.Büyük çocuklar biraz daha alaycı olabiliyorlarmış bu konuda. Öğretmeni zor durumda bırakalım diye bilhassa yapanları da varmış.Ama kendine güvenen bir öğretmen doğru tavır takındığında bu sorunu ortadan kaldırabiliyor.Bende senin yaptığın gibi yapıyorum böylesi daha iyi oldu dedi.

      Bu yaptığımı açıklayan en iyi söz"Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp."Bu sözü de zaten sıkça kullanıyorum.

17 yorum:

  1. ne kadar doğru düşünüyorsun. Öğrenci birey olarak sınıfta ürkmeden fikrini söylemeli. Benim kızım 2. sınıf ancak ciddi öğretmen problemi yaşadık,zorunlu tayin falan .. sana denk gelebilmeyi çok isterdik çok :))

    YanıtlaSil
  2. Maalesef disiplinin hala en önemli şey olarak görüldüğü bir eğitim anlayışı var.Bu da çocukların gözünü korkutmaktan geçiyor gibi algılanıyor.Kontrolü sağlamak önemli ama bunun yolu öğrenciyi sindirmek değil.Sonrada çocuk neden söz hakkı almıyor konuşmuyor oluyor.Konuşturulmazsa nasıl konuşacak.Korktuğun birine nasıl ifade edeceksinki kendini.Zaman zaman sesimizi elbette yükselteceğiz.Herşeyin kararı güzel.Son cümleniz beni çok onure etti.Çok sevindim.Ama laf olsun diye yazmıyorum gerçekten de samimi düşüncelerim bunlar.:)

    YanıtlaSil
  3. Türkçe konuşmayı bırak, düzgün yazmıyoruz ki!

    Ünlü kitap yazarlarının konuşmalarına denk geliyorum bazen, adam kendini ifade edemiyor iki cümle içinde, ama yazarken harikalar yaratıyor.

    Bilmediğini söylemekten neden çekinir, utanır ki insan?
    Bilmiyorsam, bilmiyorumdur...
    Öğrenme istediğim, azmim varsa...

    YanıtlaSil
  4. Öğretmenlerimiz yol yordamı iyi biliyor. Tek tek çocukların ruh halini bilerek hareket ediyor. yeter ki mesleğini sevsin bunu bir mefkure edinsin.

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel bir şey düşüncelerin ve uyguladıkların..Ve gerçekten doğru bir yoldasın..bu konuda senin gibi düşünenlerdenim..:))

    YanıtlaSil
  6. Haklısın yazmak daha zor hatta bir çoğumuz için.Özellikle öğrencilere epey zor gelir.

    Bilmediğini söylemekten çekinme sebepleri sanırım kendilerini yetersiz görmelerinden kaynaklanmaktadır.Bir çeşit kompleks.

    YanıtlaSil
  7. Profösör:Mesleğini sevmek en önemlisi ama maalesef kalıplar içinden çıkamayan öğretmenlerimiz var.Bazen ben bile bu kalıplarda olduğumu farkedip sıyrılmaya çalışıyorum.

    YanıtlaSil
  8. crazywomanrosemary:Bu konuda benim gibi düşündüğünüze sevindim.Böyle düşünen birilerini bulmak zor çünkü.

    YanıtlaSil
  9. Yaptığım işte kitlelere hitap eden değerli ehil insanlar var ve asla bilmiyorum demekten çekinmiyorlar. Bizde hala sizler gibi öğreniyoruz diyorlar. Ben bilmiyorumun altındaki olgunluğu ve herşeyi biliyorum gibi görünmenin altındaki ego sorununu onlar sayesinde daha da iyi gördüm diyebilirim. Bazen bildiğini de unutur ki insan bu bilmiyorumun cehaleti değildir. zaten herşeyi bilmekte mümkün değildir bilemeyince sinirlenmekde iyi değildir. Önemli olan samimiyet bence ve kesinlikle öğrenmeye açık olmaktır. Bunun rahatlığını yaşamak varken bilmiyorum dememek için kırk takla atmak gereksiz bir stres sadece...

    Bilmiyorum un rahatlığını yaşamalı:)

    Ve seminerler ben çok severim seminerleri..

    Belki türkçeyi çok iyi kullanamayabiliriz ama çaba sarfedersek mükemmele yakın olabiliriz bende önemsiyorum ve gayret ediyorum blogumda da hep dile getiririm arada sırada katlettiğim olur:)

    YanıtlaSil
  10. Bu kadar detaylı ve anlamlı yorum yazdığın için teşekkür ediyorum.Türkçe'yi hep beraber katlediyoruz bazı yaptıklarımız çok detay şeyler mesala nüans telaffuz vs affedilebilir belkide.Çok fazla yabancı kelimeye boğmak saçma sapan söz dizimleri eklemek doğru gelmiyor bana da.Aynen bilmiyorum deme rahatlığını hissederse çocuk zaten bunun ayıp bir şey olmayacağının farkına da varıyor.
    Bilmediğimi olduğu gibi bırakmayıda sevmiyorum o an imkan varsa araştırıyorum yoksa araştırıp ertesi gün bilgilendiriyorum.Kendisinide araştırmaya sevk etmiş örnek olmuş oluyorsun.Herkesin ilgi alanının farklı olduğunu bilmek isteyeceği şeyin farklı olabileceğinide vurgulamak lazım diye düşünüyorum.Sözlerine tamamen katılıyorum.Böyle düşünenlerin olduğunu görmekten mutluluk duydum.

    YanıtlaSil
  11. Sen böyle deyince aklıma geldi. okulda çok bilgili bir hocamız vardı biz ona bilmediğimiz birşeyi sorduğumuzda o da şayet bilmiyorsa bu senin ödevin olsun araştır sonraki ders bize anlat derdi. Bu araştırma ve sorumluluk alma konusunda oldukça işe yarıyor ama küçüklerde işe yarar mı bilmem:)

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  12. Onların araştırabileceği şeyleri onların araştırmasını sağlıyorum.Ama hepsinin imkanı yok araştırmayı öğretme aşamasındayım.

    YanıtlaSil
  13. bak bi de bildiğini öğretmeyen, bilgisini saklayan öğretmenler var.
    onnar da kötü ama.
    öğretmen, istekli olmalı, gözleri parlamalı, ve gereğinden fazla öğretmeli bence.
    :)

    YanıtlaSil
  14. bazen çok gereğinden fazla öğretiyorum.O daiyi değil abartmamak lazım.Çocukların hepsini algılaması zor oluyor.Hafif hafif veriyorum bilgiler.Zaten öğrencilerime değil ki sadece herkese öğretmeye çalışmak keyifli benim için.Bazen hoş karşılamayanlar oluyor ama ben yılmıyorum.Bazende bilmediğini düşündüğüm şeyi çaktırmadan laf arasında öğretiyorum o kişiye.:)))

    YanıtlaSil
  15. Ortaokulda, derste suyun kaldırma kuvveti ile ilgili olmalı, bir deney yapıyorduk, fen dersinde. Su dolu kab vardı. Öğretmene dedimki;mesela bardağı yada maşrapayı suyun içine ters, yani ağzı aşağıya doğru ittirince niye gitmiyor. Öğretmen bi düşündü. Sonra onu ilerde öğreneceğiz dedi. o kadar..
    Bu anımı hiç unutmam. Soru zor muydu, saçmamıydı bilemedim hiç. Hala da cevabı bilmem.
    Ve öğretmenler, bizleri, çocukları gelecek için hazırlayan kişiler. Ama ne yazık ki, görüyorum ki, nitelikli öğretmenler çok ama çok az.

    YanıtlaSil
  16. Diyelim ki ben o sorunun cevabından emin değilim çocuğa derim ki şöyle olması lazım öyle hatırlıyorum ama emin olmak için bir daha bakayım derim net varsa o anda bakarım yokkende araştırıp emin olup bilgilendiririm çocuğu.Senin sorunun cevabı benim fikrimce suyun kaldırma kuvvetiyle alakalı gene birde basınç faktörünün etkisi olabilir.Branşım fen değil ama istersen senin içinde bir araştırayım net cevabını kardeşimede sorabilirim o fenci.

    YanıtlaSil
  17. Öğrenirsem mutlu olurum. Küçükken banyo sırasında çok yapardım. O kabın bi inatla gitmemesi, benim inatla birkez daha denemem. (:
    Aslında bir iki tanesi hariç, harika öğretmenlerim oldu benim, okul hayatım boyunca.
    Bu sebepledir ki hayalim hep öğretmen olmak olarak kaldı...

    YanıtlaSil