Sayfalar

25 Nisan 2012 Çarşamba

Kişisel hapishanem

Bugünlerde yoğunum ve yorucu günler geçirdim.Bu haftada farklı olmayacak.Bu sebeple blogdan uzak kalmak durumunda kaldım.Bloglarınıza girip postlarınızı okuyamadım.Bugünlerde biraz böyle olacak maalesef.Bir yandan da asosyal yaşamdan sosyal yaşamın içerisinde olmak da keyif verici.Ama özlüyorum buraları o ayrı.

Şu hayatta yapacam deyip de yapmadığım o kadar icraat var ki.Yapmayacağım deyip de yaptıklarımı ise hiç saymıyorum.Bundan dolayı artık şunu yapacağım ya da yapmayacağım demeye korkar oldum.Hayat ne getirirse onu yaşıyorum .

Düşüncelerimi gene toparlayamadığımın farkındayım.Bazı blogları okumak beni sinir ediyor.Fazla ciddiye alıyorum sanırım.Okuma sende diyebilirsiniz.Ki doğruda söylemiş olursunuz.Bende kendime öyle diyorum.Ama haklı olduklarını bildiğim için kızgınım esasen.Hem kendime kızıyorum hem bu zihniyetlere.Gene açık etmeden soyutça yazacağım maalesef.Korkak mıyım hayır ama böylesi daha iyi.

Kendime kızıyorum çünkü.Onlara karşı çıkabilecek savunabilecek konumda değilim.O konuma geldiğimde ise karşı tarafta olup olmayacağım korkutuyor beni.Değişmek istemiyorum.Şu anki düşüncelerimin doğruluğu şüphe götürmez.Ama beynimin bir tarafı deli gibi kızıyorken bir tarafı haklı olabileceklerini düşünüyor.Buraya bile rahatça yazamıyorsam sorumlusu benim işte benim...

Bir insan kendini kendi oluşturduğu bir hapishaneye nasıl hapsederse işte öyle bir hapis benimkisi.Burayı ben oluşturdum.Daha özgür olmaktı niyetim.Özgürdüm de ama zaman içinde baktım ki bir hapishaneye dönüşüyor benim için.Bir yandan gizlilik özgürlük sağlarken diğer yandan hapislik sağlıyor.Siz bu bulmacayı kurcalarken.Ben bu kurmacadan çıkayım size sevgilerimi sunayım.

8 yorum:

  1. madem okumayacaksın bu günlerde ben de yazmayacağım?
    huyumcum bu arada insan sadece ismini gizleyebiliyor. yoksa hepimiz kişiliklerimize o kadar sıkı sıkıya bağlıyız ki bu maskeli baloda bile kendimizi şöyle rahatça bırakamıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaz sen ya hafta sonu yokum ama gelince okurum.:)

      Sil
  2. Bugün, ve genelde içimi dökmek için kullanıyorum blogumu. Ama bazen içimi tam dökemiyorum. Ya tanıdığım biri okursa..
    Aslında hakkaten o maskeleri hiç çıkartmamak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimki tam olarak öyle olmasada seninkide bir nevi kısıtlayıcı öğeBazen böyle tanıdık okuyor hissi bende de oluyor.

      Sil
  3. Huyum kurusun sana bir hadis söyleyeceğim.. Sanırım içini rahatlacaktır..
    "Sizden biriniz kötü bir şey gördüğünde onu eliyle düzeltsin, eliyle düzeltmeye gücü yetmiyorsa dili ile düzeltsin eğer ona da gücü yetmiyorsa kalben buğz etsin (yani kötülüğün düzeltilmesini dilesin)" sen elinle ve dilinle yapamıyorsan kalbinle düzelt canım ki burda yazdıklarınla da bazı kötülüklere karşı durabilirsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buda benim bir nevi sesleniş biçimim.Bazen bulunduğum ortamda da böyle beklenmedik çıkışlarım olabiliyor.:)

      Sil
  4. Hepimizin " en kendimiz" olduğumuz yer burası bence. Asıl maskeler gerçek hayatta.Yazdığımız bir cümle, bir yorum, bir tepki kişiliğimizi ele veriyor diye düşünüyorum....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değişiyor reelde özgür olabildiklerimle burada olamıyorum.Reelde olamadığım şeylerle de burada özgürlüğü yaşıyorum.

      Sil