Sayfalar

26 Nisan 2012 Perşembe

Şekilcilik

İnsanların literatüre geçmeyen en önemli felsefi akımlarından biridir şekilcilik.Şekilcilik o kadar ilerlemiştir ki geometrik versiyonu ders olarak okutulmaktadır.:PGünlük hayattaki şekilcilik ise daha çok fiziki yapı üzerine odaklanmaktadır.Şekilcilik sadece fiziki yapı olmamakla birlikte manevi olmayan tamamen maddesel öğeleri içerir.

Günümüzde malum insanlar maneviyattan uzaklaşıp.Ağlama ihtiyaçlarını bile sahte duygularla ve filmlerle gidermeye başladı.Hayatlarının içine baktığımızda insanların aslında ne kadarda duygudan yoksun yaşadıklarını görebiliriz.Bir çok duygu eskide kalmış  maalesef artık.Bazı duygularsa gizli saklı yaşanır oldu.Herkes bir parça yalnız bir parça mutsuz oldu.Maneviyattan uzaklaşıldıkça şekilciliğe iş vardırıldıkça insanların mutsuzluğu kat kat artar oldu.

Şekilcilik tv de vs o kadar işlenmeye başladı ki artık hepimize çok normal geliyor.Yemeklerin şeklini beğenmez olduk.Kıyafetlerimizi rüküş bulur olduk.Modaya uygun giyinmemiş diye eleştirir olduk.Nasrettin Hoca'nın ye kürküm yesini unuttuk.İnsandan çok şekle değer verir olduk.Ben bazen öğretmen arkadaşlarda bile görüyorum.Öğrencilerin çirkin güzel değerlendirmesini yaptıklarını.Bilmiyorum sorun bende mi?

Bloglarda da görüyorum,hayat içinde de görüyorum.Her yerde görüyorum bu şekilciliği.Bana battığı kadar kimseye batmıyor mu bu konu diye düşünüyorum.Neden insanları kıyafetine şekline göre değerlendiriyoruz.İnsanlığının hiç mi önemi yok.Ama başımız derde girdiğinde insani insanlara sığınıyoruz genelde.Öğrenmişiz işin görünüşte ,makamda vb bitmediğini.Ama gene de yapıyoruz.
Birde şekli olsun diye kasıntı takılanlar var onları hiç saymıyorum.Onlardan da bir daha ki sefere bahsederim artık.:)


"Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok.Ne elbiseler gördüm içinde insan yok"
                                                                                                                           Mevlana

38 yorum:

  1. İş yerlerinde konan kurallardan müzdaribim ben de bu ara. Amerikayı hiç bir zaman örnek almam, fakat insanların eksiklerini algılama konusunda bizden iyi olup, ona göre farklı yöntemler aradıkları kesin ve Amerikada (araştırdığım ve duyduğum üzere) bir çok kurumda (ki Türkiyede ki kurumsal bazı firmalarda dahil) kıyafet yasaklarını kaldırıyor. İnsanları kalıplara sokmanın yanlışlığını fark etmişler ki, bu uygulama gerçekleşmiş. Onu bırak, öyle bir sistem var ki, kırmızı ile pembeyi giyince bile eleştiriliyorum, bu nasıl bir mantık anlayamıyorum, beğeniyorsa insan, giymeli. Marka, renk, kalıp, bunlar sadece, yapaylığın göstergesi ve sana süper katılarak, yazını okuyup, benle aynı görüşte birini gördüğüm için pek mutlu oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şekilciliğin bir versiyonuda o insanları kalıplara sokmak.Canım istiyorsa pembeyle kırmızıyıda giyerim kime ne ya.Bazen isyan edesim geliyor.:)

      Sil
  2. çok uzun zaman önce ipin ucu kaçmış, bazen telafisi olur mu diyorum bu olanların ama ı ıh! imkansız. umutsuz vakayız ve gitgide daha da umutsuzluğa sürükleniyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef bende biliyorum umutsuzum bu konuda hatta gidişat daha da kötüye gidiyor.Marka çılgınlığı ile kat kat artı sanırım bu şekilcilik.

      Sil
  3. çoook doğru söylemişsin.. ama ben umutsuz değilim.. biz millet olarak herşeyin önce cılkını çıkarır sonra normale döneriz.. hatırlayın geçmişi.. bankerleri.. bankaları.. inşaatları.. vs.. vs.. say say bitmez..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah dediğin gibi olur.Yoksa gidişad çok kötü.

      Sil
  4. sekıle gore ınsanları değerlendırmek ne kadar sınır bozucu bı durum,ınsanlık dısardan gorunmez satın alınmaz sadece ınsanın ıcındedır ye kurkum yee dıye bosuna dememısler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişilikleri bozuk insanların değerlendirme biçimi şekilci oluyor.Beni korkutan bunun yaygınlaşıyor olması.

      Sil
  5. huyum! ne güzel anlatmışsın ya, ne kadar sinir bozucu bi'durum olduğunu okurken bile düşünüp sinir olarak anladım. hele demişsin ya bi'de demişsin ya şekli olsun diye tasıntı takılanlar var diye, hakkaten post yazılıcak kadar uzun bi mevzu. of!

    sana ödül getirmiştim de şimdi yıldızlı ödül oldu. tebrikler tebrikler! :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)Teşekkürler ödülüne layık olmaya çalışacağım.:)

      Sil
  6. İlkokul 5.sınıftayım. Özel birgün ama hangisi hatırlamıyorum şuan. Arkadaşım çıkıp kürsüde şiir okuyacak. Sınıf öğretmenimiz yanına geliyor. Şöyle bir bakıyor ona, kılığı kıyafeti düzgün mü diye. Sonra ayağındaki kırmızı çoraplar gözüne takılıyor. Kızıyor. "ne bunlar böyle.." ve "çıkar" dediğini hatırlıyorum. Azarlamıştı resmen. Ama sonrasında ne oldu hatırlamıyorum yine. O an önümde sadece.. Ve o kırmızı çoraplar.
    O bir öğretmendi. Benim hiç sevmediğim öğretmen...
    Şekilcilik bende de var. Ama benim içimde. Kendime şekilcilik yapıyorum, şekilciler laf etmesin diye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim ilkokul öğretmenimde şekilci biriydi.:)Şekilcilik herkesde var bir parça bende de vardır illaki.Ama bunu abartan fazlasıyla maneviyattan uzaklaşmış insanlar var.Onlardan olmamak dileğiyle.

      Sil
  7. Huyum kurusun insanları şekilleriyle değerlendiren mutlaka şeklinde kusur bulunan insanlardır.. Biz mevlanaya takılalım, onun gibi free olalım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle insanların kusurlarına odaklanırsan illa herkesde bir kusur bulursun.Kusur aramak yerine olan kusurları örtseydik sanırım dünya çok daha farklı bir yer olurdu.

      Sil
  8. Bir kalıba dökülmüş çamurlarız,
    Kimimiz pişerken
    Kimimiz cıvıklığını korumakta
    Şekilen şekile girerken . ŞAVKÎ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. piştik mi çiğmiyiz bilmem ama o gün ki etkileşimden farklı bir dünyadayım şuan.Şekilcilerin sayısı artsada hala gülümsemeye insaniyete değer verenlerde var.Bugün bunuda gördüm.Umutsuz değilim yazımdaki kadar.

      Sil
  9. çok yerinde ve güzel bir yazı olmuş, her satırına katıldım, kendime sordum, sorguladım. öncesinde de çok düşündüğüm, çevremdekilerden şikayetçi olduğum bir konuydu ve ben de bu konu hakkında muhakkak yazmalıyım diyordum. bir öğretmenden bu cümleleri duymak da ayrı bir mutluluk, kalemine sağlık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler yazını merakla bekliyorum.

      Sil
  10. İletişim çağının ortasında iletişimsizliğin dibine vurmuşuz.Çok konuşuyoruz ama birbirimiz dinlemiyoruz dediğin gibi şekile odaklı herkes.Hiç unutmuyorum bi öğretmenim vardı lisede.Kaşım gözüm kara diye kürt zannetmiş beni.Hoş olsam ne olucak ama kadın belliki cephe kürtlere.Ben deli gibi kimya çalışırdım geçiyim diye ama her defasında hakettiğimden az not verirdi.Sonra bigün sohbet ederken kürt olmadığımı öğrendi.Derken bi baktık benim notlar arttı sözlüler yükseldi falan.Bu çok geniş bi konu aslında şekilcilikten ziyade ayrımcılığa giriyo belki ama ne olursa olsun kimsenin kürt gürcü ermeni diye birilerini dışlamaya hakkı yok.Yada kıyafetinden kaşından gözünden dolayı.Bunu anlayabilen ve hassas davranan insanlar o kadar az ki..Çok güzel bi yazı olmuş,insanı düşünmeye itiyor gerçekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. herkesin hayatında bu tür olaylar olmuştur buna benzer olaylar bende yaşadım.Düşündürebildimse ne mutlu bana.

      Sil
  11. çok iyi anlatmışsın ve ne haklısın.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler deep anlatabildiğime sevindim.

      Sil
  12. şekilcilik te çeşit çeşit ama ben her insanın şekilci olduğunu düşünüyorum. sadece ifrat ve tefrite kaçmamak gerekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hepimizde bir parça var ama işte sözüm abartanlara artık bunu çok normal algılayanlara.

      Sil
  13. mimledim seni, hadi geçmiş olsun :)

    YanıtlaSil
  14. Yanıtlar
    1. :)saol cnm görmüştüm toplu bir mim yazısı yazmak göründü bana.:)

      Sil
  15. ustunde elbise yoksa kumsaldadır: )

    YanıtlaSil
  16. katılıyorum kelimesi az kalır yani öyle katılıyorum.:D bunun manyaklık halini almasının sebebi kesinlikle medya bence de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Medya reklamlar vs abartıda kesinlikle payları var.

      Sil
  17. öğretmenlrin öğrencilerini bu şekilde "güzel-çirkin" diye aralarında "mim"lemeleri bana dokundu doğrusu.

    YanıtlaSil
  18. Benimde dokunuyor bazen söylüyorum ama kalp kırmadan ifade ediyorum yani doğru olmadığını.

    YanıtlaSil