Sayfalar

14 Nisan 2012 Cumartesi

Yanlış Anlamalar

Bir mim ve bir ödül yazım hali hazırda yazılmayı beklerken içime dokunan bir konuyu yazmak istedim.Korkulardan daha öncede bahsetmiştim.Ama kendi korkusuzluğumdan bahsettim daha çok.İşin geyik yönlerini anlattım genelde.Başıma gelen arkadaşlarıma yaşattığım komik anılarla bezenmiş korku hikayelerimi anlattım.Şimdi anlatacağımsa hiç baş edemediğim bir korku.

Ben  karanlıktan korksam karanlığa yürürdüm çocukken bile.Karanlıkta askılıktaki montları görüp kardeşimle korksak da çocukluk halleriyle.Ben dur gidip bakıcam neymiş o deyip yatağımdan çıkıp bakmışımdır korkusuzca.Korku filmlerini tek başıma izleyip hiç korku yaşamazdım ani sahnelerde, beklenmedik sıçramalar eşlik etse de, bir tırsma hali olmazdı hiç bir zaman.Evde herkesin bir korkusu vardı.Bense korkularımla mücadele ettim hep.Böcekten korkan kardeşim için böcek avladım.Ablam korku filminden korkmasın diye onunla oturup izledim,uyumasını bekledim.Sokakta gördüğüm köpekten korkmama rağmen onun yanından geçip gittim.5 köpeğin beni kovalama riskini göze alıp o karlarla kaplı sokaktan tek başıma geçtim.Bu tür olayları anlatsam bu yazı yetmez sanırım.Ama asıl anlatmak istediğim korkuların üzerine gidiyor oluşum değil.Asıl anlatmak istediğim bugüne kadar baş edemediğim yanlış anlaşılma korkusu.Tam olarak korku mu bilmiyorum ama eskiden beri bu konuda aşırıya kaçan bir rahatsızlık duyuyorum.Kadın olmanın verdiği bir duygu mu bilmem ama hep insanların neler düşünebileceğini hesap ederek davranıyorum ,konuşuyorum ya da yazıyorum.Belki de ayrıntıcı yapım neden oluyordur buna.

Zaten günlük yaşantımda buna dikkat ederim.Beni yanlış anladılar mı diye paranoyakça bir tutum değilse de bu hafife alınacak bir durumda değil.Esprilerini tartan bir insanım ezelden beri.Üniversite sınavına hazırlandığım sene dershanede iki ayrı sınıfta derse giriyordum.Sınıfın birinde çok rahat espiri yaparken birinde çok suskun bir kız vardı.Çünkü aynı esprileri diğer ortamda yapsam olacak olanlar hep bir farklı yöne çekme çabası olacağını bildiğimden orada farklı biriydim.Hatta diğer sınıfta dersime girmeyen bir hoca şok olmuştu sen aynı kişi misin diye.:)

Üniversiteye başladığımda çok rahattım hatta fazla espirili biriydim. O ortamı fark ettiğimde bende kendi kabuğuma çekildim. Espirili yanımı ya da düşüncelerimi samimi olduğum ortamlarda paylaşır oldum.Lisedeki çekingen hallerim kadar olmasa da gene de çekingenlik psikolojisi hakimdi biraz biraz.Öğretmenlik okuduğuma tek pişman olduğum şey sınıf ortamıydı bu sebepten.Bunu oturup başka bir yazıda gerekçeleriyle anlatabilirim.Ama öğretmenlik okuyan camia tam doğru kelimeyi bulamasam da daha monoton bir topluluktur.

Gelelim gene yanlış anlaşılma korkusuna.Öyle bir korkuda mı varmış diyebilirsiniz.Biz zati yaşadığım için biliyorum.Yanlış anlaşılacağım ortamlarda geri çekilmek huyumdur.Maalesef sanal ortamda buna çok müsait.İstemediğim şey olacak gibi. Sanırım ortamlardan uzak durarak çözebileceğimi sandığım salakça bir korkum var...

Not:Umursama diyeceksiniz biliyorum.Elimde değil dostlar maalesef huyum kurusun...

14 yorum:

  1. Çok tanıdık geldi bana:)

    Herkeste olan,kimisinin çak çabuk aştığı bir şey sanırım. Bir de bu "aşma" kelimesinin yerindeliği var tabii ki. İnsanları umursayışın sınırı ile ilgili...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman diyorum bazen. bazen bunalıyorum ama boşvermek gerek sanırım kendini kısıtla kısıtla uğraş didin nereye kadar.Off bu huyumu hiç sevmiyorum ya keşke boşverebilsem.

      Sil
  2. Sevgili Huyumkurusun..Korkularınıza aynen katılıyorum.Gerçek hayatta ses tonu, mimikler, beden dili işi kurtarıyor biraz.Ama sanal ortam fena. İnsan kullandığı kelimeleri özenle seçmek zorunda kalıyor. Çünkü kuru kuruya kelimeler aslında yetmiyor düşünceleri ifade etmeye. Bir de karşınızdaki insan alıngansa ya da rahat bir insan değilse(aslında burada zekası müsait değilse diyecektim, vazgeçtim:)) içinden çıkılmaz bir hale giriyor insan.Benim de en nefret ettiğim şey kendimi tam anlamıyla ifade edememek..Bir başka açıdan bakıldığında yanlış anlaşılmak. Evet bazen başıma geliyor, izah etmeye çalışıyorum. Çünkü karşımdaki insanı tanımasam da yanlış bir iz bırakmak istemem.Umursamayın demeyeceğim, ben de umursuyorum :)Ama çözümü uzak durmak değil biliyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak sende benim gibi yazdıklarınıtartıyorsun bazen fazla tartıyoruz buda geriyor bazen.Parantezi yazmadın direk olarak işte bende böyleyim.:)

      Sil
  3. Otokontrol güzel birşey..Hep seviyeli ve dengeli olmak.Ama işte dengeli olmaya çalışmak dengesizleştiriyor bazen :))İnsan çok kasmamalı kendisini, vurdumduymaz olmalı arasıra.Sanırım ölçü şu: kimseyi kırma, incitme, üzme..Ama bunu yaparken kendini üzüyor ve kırıyorsan, tercihini kendinden yana kullan.Belki doğru, belki yanlış ama düşüncem bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru katılıyorum düşüncene sağlıklı olanda bu zaten.Tamamen umursamamak ne kadar sağlıksızsa umursayıp hayatı kendine zindan etmekde öyle.

      Sil
  4. korkularını kontrol edebilen birine cekilmek yakısmaz huyum
    bırak kim nasıl anlamak istiyorsa oyle anlasın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz çekilmedim hatta savaş baltalarımı çıkardım dermişim.:)Geride çekilmedim ileride gitmedim yerimde devam ediyorum şimdilik.Kızarsam gerekli cevabı vermeyi düşünüyorum.:)

      Sil
  5. bu konuda ne kadar da benzeriz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benzemek istemezdim neden dersen bu huy insanın kendine zarar sana da bana olduğu gibi olduğunu görmek o yüzden üzücü benim adıma ise tek olmadığımı görmek sevindirici.

      Sil
  6. haklısın ama buna yuzyuze , ustelik uzun sure tnıdıklarınla bile engel olamazsın.. insanlar ancak algılamak istedikleri veya algılayabildikleri gibi yorumlayacaklar her şekilde o yuzden seninle paylaşabileceklere ve kendine haksızlık olmuyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oluyor maalesef ama bende yanlışımla yüzleşmek için yazdım sanırım.

      Sil
  7. karanlıktan korkarız ki hepimiz. ama bak sen üstüne gitmişsin o korkunun.

    yanlış anlaşılma korkusu galiba hayatımızı çok etkiliyor.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok artık karanlıktan korkuyor değilim.:)Yanlış anlaşılmak öyle maalesef.Bazende karşıtaraf bile bile yanlış anlıyorsa yapacak da fazla bir şey kalmıyor.

      Sil