Sayfalar

18 Ocak 2012 Çarşamba

8L ile Yol stresi

          Bu otobüsler her gün git gel beni öldürecek.Bugün bir şoför vardı mesela bir yolcuya kızmış atıp tutuyordu.(Fonda arabesk bir müzik.)Şoförü dinleyen birde yaşlı bir amca.Ve tabi ki tüm otobüs dinlemek zorunda kalıyorduk.Normalde kulaklığımı takar olan bitenden bihaber olurdum ama yanımda arkadaş vardı ve tüm yol boyunca o gürültüyü çektik.Arada cep telefonuyla konuşması gibi ihlalleri saymıyorum bile.Ve genelde bu otobüsler nedense hiç zamanında gelmez.O gün özellikle geç kalmışsan hepten gelmez ve üstelik normalden geç geldiği için yol boyunca yolcu toplar ağır ağır çıkar merdivenlerden pardon gider yolardan.:)Sense bu sırada saatine bakar iyice stres olursun.
       Birde durakta beklerken yasak olmasına rağmen sigara içenlere ifrit oluyorum.Uyarsam olacak olanı biliyorum.Bir tartışma başlayacak ve bütün günüm gergin geçecek.Okula gittiğimde birde çocuklar gürültü  yaparsa varın halimi siz düşünün.

Fantastik

Fantastik

         Bugün pastel boyayla benim öğrencilik yıllarında öğrendiğim bir çalışmayı yaptırdım.Öğrencimin bir tanesi resmini gösterirken "Biraz fantastik oldu."dedi.Şaşırdım pek benim öğrencilerimden duyabileceğim bir kelime değil.Hem de tam yerinde kullanılmış olması ayrıca şaşırtıcı.Resim hakikaten de fantastikti.:).Zaten çok da değişik bir çocuktur.Kafasından işlemler yapmak onun için bir hobi ,bulmacaları sever vs vs.Anlat anlat bitmez.Adı Olgun hakikaten de olgun bir çocuk.Henüz 2.sınıfta ama ileride büyük adam olacak hissediyorum.Ve en nihayetinde bizde büyüdük yani:P :)(Not:Bazen sorularıyla yakama yapışıp bırakmasa da  onun bu halini seviyorum.)

İşte o resim


           
           Bir öğretmen arkadaş var okulumuzda.Kendisi çok iyi bir öğretmen ve ayrıca çok da eğlenceli bir insandır.Hani vardır ya.Bir olayı öyle bir anlatır, sizde aynı olayı yaşamış olsanız bile onun ağzından dinlerken koparsınız.İşte öyle insanlardandır.Bu sene 1. sınıf okutuyor ve bir olayı anlattı ki bende sizlerle paylaşmak istedim.1. sınıfta oyun hamurlarıyla çalışmalar yaparız.Hem çocuklar eğlenir yaratıcılıkları gelişir.Hem de parmak kasları gelişir ve yazı yazmaları kolaylaşır.Neyse işte bu çalışmalardan birinde.Henüz sınıfı yeni tanıma aşamasındayken.Öğretmen çocukların yaptıkları çalışmaları geziyormuş.Çok harika şeyler yapanlar olmuş işte gemiler arabalar vs vs.Bir çocuğun önüne gelmiş öğretmen ve çocuk bir kaç rengi birleştirip yuvarlamış sadece.İrili ufaklı toplar gibi.İçimden de geçirdim ki diyo.Salak yapa yapa bunu yapmış .Ilımlıca sormuş öğrenciye:

     -Yavrum ne yaptın bunlar ne? .:)Öğrenci de şöyle söylemiş:
Bilmiş bir edayla,
      -Gezegen yaptım.
O anda ben diyor kendimden utandım.
İşte öğretmenlik böyle bir meslek.Hiç tahmin etmediğiniz bir anda bir öğrenci sizi şaşırtabilir.:)
          Keşke bizi hep bu yönleriyle şaşırtsalar.:)Bakalım yıllar içinde başımızdan ne anılar geçecek. Yazıp kaydetmek gerek.İlerde okuması zevk verir diye düşünüyorum.:)

13 Ocak 2012 Cuma

1,5 Ay

Kızgınım beni böyle düşündürene
Kızgınım geri kafalılığa
Kızgınım beni doğurana
Hatta kızgınım tüm canlarıma
Mantıkla bakıyor oluşum farklı kılsa da beni
Onlar gibi bakamasamda olan bitene
Anlıyorum ve kızıyorum

İçimdeki duyguları tarttım biçtim.
Öyle bir konumdayım ki susmak en güzeli
Yapamıyorum susamıyorum ki
Biraz kızgınlıkla ifade ettim içimden geçeni
Rahatlayamadım ki

Bazen neden böyle bir ailedeyim ki diyorum
Neden farklı olan benim
Düşüncelerime çok değer veriyordunuz ya
Neden ters düştük bileyim

Elalem nederci olmadığım için mi?
Doğru olanı ortaya koyduğum için mi?
Geri kafalı düşünmediğim için mi?

Artık gelişin görün istiyorum.
Biraz büyüyün anne baba olabilin istiyorum.
Kararlarınıza güvenebileyim istiyorum.
Ama olmuyor.
Hala değişmiyorsunuz.
Kalıplaşmış düşüncelerin içinde boğuluyorsunuz
Ve ben çekip alamıyorum sizi oradan.

Dinlemeyeceksiniz biliyorum beni.
İkna edemeyeceğim sizi.
Sizin bu hallerinizi çekemeyeceğim gibi
Konduramıyorum size geriliği
Ne yapayım bilmiyorum ki
Çırpınsam yanlış anlaşılacak.
Biliyorum farklı yorumlanacak.
O yüzden susmalıyım.
Bir daha bu konuya karışmamalıyım.

Ve susuyorum..

Ama artık hepten eminim.
Kararlarınıza danışamayacağımı.
Neden beni tanıyamadığınızı şimdi daha iyi anlıyorum.
Neden kendimi sakladığımı.
Halbuki doğru olan siz değilken
Gene de saklanan benim olman garip
Ve üzücü olan
Danışacak bir büyüğüm olamadınız.
Olgun bakıp hayata benim kadar bile olamadınız.
..........

11 Ocak 2012 Çarşamba

Yeteneklerimizi arıyoruz.:)

         Konuya geçmeden önce Yetenek Sizsiniz yarışma programından esinlenen kardeşim öğrencilerine kızdığında."Yeteneksizsiniz" diyormuş.Duyunca hoşuma gitmişti.:)Yani yeteneksizler mi bilemem tabi ama kardeşime sormak lazım.:)
        Bende bu yarışma programının öğrencilerim tarafından çok izlendiğini bildiğim için.Şu sıkıcı hava koşullarında biraz sınıfa heyecanda kazandırmak maksadıyla, yarışma düzenlemeye karar verdim.Ve hemen hazırlıklara başladık.Bugün jurimizi seçtik.Cuma günüde ön eleme yapılacak.Bakalım sınıfımda ne yetenekler çıkacak bende çok merak ediyorum.:)
         2-E sınıfı yeteneklerini arıyor.:)
         Bu fikir aklıma bu aralar zihin ve yetenek geliştirme konularına çok değindiğim için geldi.Her birinin kendine göre yetenekleri var.Bazıları sınıfta özel yetenekleriyle ön plana çıkıyorlar.Bazıları da gelip bana "Öğretmenim bende ne yetenek var." diye soruyor.İstiyorum ki geç kalmadan yeteneklerini keşfetsinler.Yeteneklerini geliştirsinler.Onları ben keşfettiğimde ise ayrı bir mutlu oluyorum.Güzen canlandırma yapan öğrencilerim çıkıyor bazen.Geçen gün bir tanesi etkinlik olarak verilen saçma sapan kelimelerden bile çok güzel bir şiir ortaya çıkardı.Nasıl gurur duydum anlatamam.Ve bu yeteneklere ufak da olsa katkım olduğunu bilmek içten içe mutlu ediyor beni.Kimse takdir etmesine ihtiyaç duymuyorsun.Biliyorsun ki hedefine ulaşmışsın.Bir çocuk da olsa kazanmışsın.Ve gün gün bir çoğunu daha kazanma ümidi sarıyor insanı.
        Bütün öğretmenler böyle mi bilmiyorum.Kulüp dersi olsun nöbetçiyken olsun başka sınıftaki çocukların yeteneklerini veya bir özelliğini fark ettiğimde de mutlu oluyorum.Onlarla sohbet etmek bir bilgide olsa çaktırmadan öğretmek hoşuma gidiyor.Başkasının öğrenciside olsa benim için başkası değil.Ben bütün çocukları seviyorum.Ve ufakta olsa katkım olduğunda mutlu oluyorum.Sadece çocuklar mı? Siz öyle sanın.Öğretmek ve öğrenmek benim en büyük hobim.
         Kardeşime zorla öğrettiğim çok şeyler olmuştur.Ve her seferinde üflemiş ve istememiştir.O da öğretmen ve aramızda iki yaş var.Ama ben ısrarla o bilgiyi ona vermişimdir.Sonrası mı? Çok lazım oldu iyiki öğretmişsinle sonuçlanır.Öğretirken de ben bunu zaten bilerek yaparım.İşine yaracağına eminimdir.Direnmesini dinlemem.Bu bazen benim adıma kötü olabiliyor.Verdiğim bilgi değersizmiş gibi kalabiliyor.Kardeşim kıymetimi bilir o önemli değilde.Diğer insanlar için aynısını söyleyemeyeceğim.Ama ne yapayım huyum böyle.Huyumkurusun:)

10 Ocak 2012 Salı

Konuşan Günlük

               Ara tatile az kalan şu günlerde çok yazasım geldi ama nedense hep yarım bıraktım.İçime sinmedi bir şeyler ilham kopuk kopuk geldi.:)Neyse işte bende bugüne kısmetmiş deyip devam edeyim.Bugüne bugün karne işlemlerini halletmiş bir öğretmen olarak.Çok mesudum.:)Bu aralar kendi özüme döndüm ve karamsar hallerimden kurtuldum.Hayatı daha düzenli yaşıyorum.Hayata daha umut dolu bakıyorum.
             Ben üzüntülü kederliyken daha iyi yazanlardanım yada daha yazası gelenlerden.O zamanlarda içimi dökmek rahatlatıyor beni.Ama keyifliyken de yazmaktan şikayetçi değilim.Güzel oluyor.
            Sizlerin okuyup yorumlarını yazması beni inanılmaz mutlu ediyor.Kendim için yazdığımı bazen kendime tekrar ediyorum.Her şeyden önce kendim için yazıyorum.Sizleri tanımak yorumlarınızı okumakta ayrıca büyük bir keyif.Düşüncelerinizi tek tek değerlendirdiğimi bilmenizi isterim.Sanal olarak düşünmüyorum burayı.Benim hayatımın içinde hatta çok çok içinde bir köşe burası.Konuşan günlük de diyebiliriz burası için.Bazen kendinizi duyamadığınızda,duymanıza yardım eden, yorumlar bulduran bir çeşit konuşan günlük.Yorumlarla birlikte farklı bakış açılarını görebilmeyi yolunu çizmenizi kolaylaştıran bir mecra  burası.En azından benim için öyle.
           Hep derlerdi inanmazdım.Hayatımı düzene koymamla birlikte güzel şeyler olmaya başladı.Evet tamam artık daha iyi bakıyorum bununda etkisi var ama.Olumlu enerjinin olumlu şeyler ortaya çıkardığına inanmaya başladım.
Bu yazı burada biter ve ben giderim.:)Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle sevgilerimle huyumkurusun.:):)
          

4 Ocak 2012 Çarşamba

Azraili sordular?:)

     Bu hafta verem savaş eğitimi ve propagandası haftası.Çocuklara bir sunum izletmemiz istendi.Bende sunumu izletirken.Bir kere en başta propagandanın ne olduğunu anlatmam gerekti.Anlayacakları bir dille kısaca anlattım.Sunum boyunca kafalarını karıştırmamak adına fazla bilgi yüklememeye çalıştım.Ama öyle bir yer de öyle bir soru sordular ki ne diyeceğimi şaşırdım.:)Buyrunuz bakınız Yandaki resimde eli baltalı, siyah kıyafetli şeyi sordular.:)

Öğretmenim o ne?
Baktım ve önce durdum.

     Sonra ilaçlardan kaçan adamın öleceğini anlatmak istemiş dedim.Birazda geçiştirdim.Zira bir de  azraili anlatmak zor olacaktı.Zordan ziyade kafaları türlü sorularla dolacaktı.:)Zaten ölüm, dinle ilgili mevzular çocukların soru sormasına , anlaşılmamaya ve korkmalarına müsait sorular.
     Daha önce ki sınıfımda Güneş sistemini anlatırken.Kıyamet günü güneş batıdan doğacakmış öğretmenim öyle mi gibi sorulara boğmuşlardı beni.Biri de "Ölünce öğretmenim ne oluyor?"demişti.Bende espiriyle "Henüz ölmedim bilmiyorum."demiştim.:)
        Aslında anlatmak mesele değildi .Henüz anlayabilecekleri konular değil.Bir de sınıf ortamı bunu derin ve hassas bir şekilde anlatmaya pek uygun değil.Bazen normal konularda anlattıklarımı öyle allayıp pullayıp değiştiriyorlar ki ben bile bunu mu anlattım diye şaşırıyorum.:)

Hayallerim Vardı

       Uzun zamandır hayal kurmayı  bırakmıştım.Bunu şimdi farkediyorum.Eskiden her gece yastığa başımı koyduğumda hayallerim olurdu.Lisede üniversteyi kazanmak.Üniverstede öğretmenlikle ilgili hayallerim vardı.Öğretmenliğimin  sürecinde de  geleceğe dair planlarım hayallerim oldu hep.Gelecekteki yaşamımla ilgili güzel şeyler hayal ederdim.Uzunca bir süredir bunu yapmadığımı farkediyorum.Kendimi başka şeylerle  oyalayıp geç saatlere kadar oturup uykuya direniyordum.Ve hayalsiz  kuru bir uykuya dalış zoraki bir dalış gibiydi uyku sürecim.Sabahlarıda uyanmak istemeyen bir ben kalkıyordu  yataktan.
       İki üç gündür hayallerim geri döndü.Belki bende kendime dönüyorumdur kimbilir.Güzel şeylerein olacağına dair inancımı yitirmişmiydim bilmiyorum.Her zaman değildi sanki.Zaman zaman evet inancımı yitirdiğim oldu.Kaybolduğum kendimi unuttuğum çok oldu.Ama genede neden hayal kurmayı bıraktığımı bilmiyorum.Çocukluğumdan beri gerçekleşsin yada gerçekleşmesin hayal kurmak hoşuma giderdi.Ve o kurduğum hayllerin genelde daha güzeli buldu beni.Hayal bile edemediğim mutluluklarda yaşadım.Şükürler olsun dedim ve her zaman hayırlısını istedim Allah'dan.Hiç bir zaman lükse düşkünlüğüm olmadı.Herkes kadar paraya ihtiyacım oldu.Ama paranın esiri olmadım hiç.Ve kimsenin esiri.
       Bu günlerde daha iyiyim.Kendimi toplamaya başladım sanki.Değişen bir şey yok aslında sadece ben böyle uygun gördüm kendime.Ve kim ne derse desin, insan istemedikçe değişmiyor bir şey.Ve bence hala dünya kötü.İnsanların büyük çoğunluğuda öyle.Artık insanların içindeki iyiliği çıkarmakla uğraşmıyorum.Kendi iyiliğimi huzurumu kaybetmemek daha önemli.Öğrencilerime henüz yolun başındayken aydınlatmaya çalışıyorum.Ve biliyorum ki.Ben ne kadar aydınlatırsam aydınlatayım.Aydınlanmak isteyene değecektir ışığım.Zoraki bir iki ışık çarparsa bazılarınında yüreğine o zaman deymeyin benim keyfime.:)Çocuklarla uğraştığım için şanslıyım.Dünyanın en saf hali onlarda gizli.Bazen kötülüğünde anahtarı onlarda olabiliyor tabi. Kıskançlık kıvılcımları doğmaya başladı bile bazılarının yüreğinde.Zararsız kıskançlıklar olarak kalır umarım bunlar sadece.
      Ve gene konudan konuya atladım biliyorum.Bende böyleyim ne yapayım beynim böyle çalışıyor.Konudan konuya atlayı veriyor.Geçenler de mesala otobüste öğretmen arkadaş "Kuş olup uçsam eve konuversem." dedi.Benim o anda aklıma kuşların uçarken, bizim yürürken zorlandığımız kadar zorlanıp zorlanmadıkları geldi.Oradan insanlar yürümek yerine uçsalardı.Evlerin havada olacağı fikri geldi.Apartmanları havada hayal ettim.Bunları ciddi ciddi düşündüm.Ve bütün bu düşündüklerim, okul sonrası kafam şişmiş bir haldeyken gerçekleşti.Normalde böyle bir yapım olmasa yorgunluktan diye düşünebilirim ama maalesef böyle işte.:))

3 Ocak 2012 Salı

Enerji Buldum Kiminse Sahibi yoksa benimse

        Depresyondan çıktım sanırım.Yada çıkmak istediğim için öyle bir yanılsama yaşıyorum.Tek bildiğim şu ara canımın sıkılmasına müsaade etmemem lazım.Evi toplandım kendimde beraberinde toplandım.Ruhumu güneşe müziğe bıraktım keyifle dans ediyorum.
       Telefonumdaki rehberin silinmesi telefonumun bozulması musibet olarak düşünmüştüm ama iyi bir temizlenme olduğunu düşünüyorum artık.Yeni telefonumu çok sevdim.Ee zaten görüştüklerimin de telefonlarını alıyorum.No problem yani.:)
        Bugünlerde kendimi enerjik hissediyorum.Normalde kılım kıpırdamıyordu eve gelince yatağa nete gömülürdüm.Canım bir şey istemezdi.Sabah yürüyüş yapasım var o derece yani.:)Beni tanısanız yürüyüş spor fikrini sevmediğimi bilirdiniz(.Artık sizde biliyorsunuz.:))Yarın ilk işim sabah uyanıp yürüyüşe çıkmak.:)Sabahları da erken uyanıyorum bu arada.
       Telefon alacak olursanız android özelliği olması güzel oluyor.Tavsiye edilir.


     

1 Ocak 2012 Pazar

Yeni yıl Şeysi

            Bugün hafta sonları kardeşim geldiğinde hep yaptığımız gibi kafa nereye biz oraya tarzında bir gündü.Farklı olarak yılbaşında dışarıda olmaktı.Güzel bir gün geçirdim.Kardeşim şu saatler uyuyor .Bende kendimi blogda buldum.Biraz arkadaşlarla sohbet ettim facede sonrası burdayım işte.
            Dışarıda öle kopan pek insana rastlamadım.Ama herkeste bir enerjinin olduğu kesindi.Güzel umutlarla başlamak bir yıla güzel düşünmek her zaman iyidir.Bu gecenin ardından eve döndüğümüzde annemin isyanlarıyla karşılaştım.Ürettiği senaryoları bir duysanız.:)Gece kuşları ve korkusuzsunuz gibi sitemlerin ardından bu yılın ilk saatlerinde kendimi mutlu hissediyorum.Ve bekarlık sultanlık diyebilirim.Özgür olmak en azından kimsenin karışamaması ufak anne sitemlerini duysam da güzel bir şey.
             Ve 2012 geldin hoş geldin de niye eli boş geldin.:)

"Yağmurlu bir gündü
Tıpkı bugün gibi"
Hüzünlü geçen bir yılın
Matemi bitti.

Yeni yıla umutlarla girildi.
Bir umut belirdi
yüreklerde..
Kimse bilemedi
Neden de demedi
Herkes neşelendi
Sokaklar ışıldadı
İnsanlar akın akın dolaştı.

Belki de umutlar boşa çıkar gene
Olsun umut taşımak güzel gene de
Her yılın ardından bakarken
Düşünmeli neler olup bitti
Neler fayda getirdi.

Gelecek yıla bakmalı umutla dolu
Ve inanmalı kendine insan
Her yılın ardından bakıp kendine
Yeni şeyler katmalı
İnsanlığa dair kendine dair.

Mutlu yıllar geçirmek dileğiyle. Bu yıl ve her yıl mutluluk sizinle olsun.