Sayfalar

28 Kasım 2012 Çarşamba

Demek İsterdim

O gün beni takip eden sapık zihniyetli insan.Beni bir korku ve hüzne sürüklediğinin bilincinde misin ya da bilincinde olsan daha fazlasını yapacak kadar insanlıktan çıkmış mısın?...demek isterdim anlayacağını bilsem.

Zor zamanlarımda yanımda olmayan dostlar.Sizi hiç suçlamadım.Düşündüm ki sizinde dertleriniz işleriniz vardı.Dertlerimi size yüklememek için uzak durdum ya da belli etmedim bir şekilde.Mükafat ya da övgü de istemedim bunu anlamanızı da beklemedim sizi uğraştırmamak için anlatmadım. Halimden anlamanızı beklemekse çok ütopik olurdu.Ama iş ben kendim bir şeyleri yoluna koymuş hayatıma devam ederken ne oluyor da beni suçluyorsunuz.Aslında siz bile utanıyorsunuz bunu söylerken.Ama beni üzmekten suçlamaya varan bencil hallerinizden de sıyrılmıyorsunuz.Pardon ama şöyle demek istiyorum size.Siz hayatınızı yaşarken bana mı sordunuz?demek isterdim.

O kadar zamandır çocukların hakkını gözetmeye uğraşıp ben önem verdikçe hocam bunlar devletin işleri takmayın,siz prosedüre uyun diyen sevgili müdür.Durumu size çok önceden anlatmama rağmen şimdi cumaya kadar beklememi talep etmeye nasıl utanmıyorsun. demek isterdim.Utanacağını bilsem.

Sevgili kısa sürede olsa birlikte çalıştığım çok yakın olamasak da muhabbet ettiğim meslektaşlarım.Tayinimin çıkmasından önce norm fazlası olmama acınası hallerle bakıp saçma sapan davranırken.Şimdi sizden daha iyi yere gidecek olmama bu kadar hasetle yaklaşmanızı fark ediyor ve anlıyorum demek isterdim.

Benim veliyle sorun yaşadığım ilk haftalarda gülüp bilmiş bir tavır takınan sevgili meslektaşım.Benden çok çok daha basit bir mevzuda veliyle ağız dalaşına girip öğrencileri bırakıp gidip hatta ağlamana ne diyeceksin.Bu mudur senin tecrübelilik anlayışın?Demek isterdim.

Beraber onca yolu gittiğim iyi ama bahtsız arkadaşım.İyilik olsun diye sırf sen benden istedin diye daha önceden de gene size yardım olsun diye istediğiniz bir konuda yardımcı oldum.Hemde bir seferinde çok hastaydım ki 2 gün rapor verdi doktor o günden sonra.Ama iyilikten maraz doğarı bir kez daha anladım.Bilsen de ben anlamıyorum demenin doğru olduğunu anladım sayenizde demek isterdim.

Daha kimlere neler demek isterdim kim bilir.Bir çoğu içimde kalıp çoğu zaman da unutulup gidiyor.Şimdilik bunları diyesim var.:)


Bencil Olabilseydim İyiydi


Yazılacak o kadar şey varken içimde gene kelimelerim saklambaç oynuyor.Durdum duramadım yazdım sildim derken sonunda yazıyorum.(Taslaklarla doldu blogum.)



Şuan her şeyin yolunda olması gerekirken her şey gene sarpa sarmaya başladı.Sanki bir şeyler birileri ya da her ne ise olan bir şeyler beni hüzne itmek için canla başla uğraşıyor.Ben ayakta durmaya çabaladıkça üzerime geliyorlar.Suçlu benim aslında benim suçum tam da ben olmak.Bencil olmayı öğrenemedikçe bütün bunların devam edeceğini biliyordum.Çok önceden bu konuda gardımı almış olsam da üst üste gelmesi konusunda pek de hazırlıklı sayılmam.Henüz o kadarda iyi değilim bu konuda.

İnsanların art niyetleriyle karşılaşmanın beni hep üzdüğünden bahsettim burada.Çoğu zaman üzmekle kalmıyor çöküntüye bile uğrayabiliyorum.Belki öyle zamanlarda art arda art niyetleri farkına varmak süpriz değildir.Bunun yanında cabası dediğim bir çok şey oluyor şu ara.Hangisini takmayacağımı şaşırdım.Bencil olmayı öğrenmek benim için mümkün olamıyor nedense.

Aslında çok mutlu olmam gerek hatta belki havalara uçmam .Tayinim hiç beklenmedik bir şekilde iyi olduğunu düşündüğüm evime çok yakın bir okula çıktı.Bu duruma sevindim elbette ki.Bu kadar zamandır beklediğim haber iyi sonuçlandı ve belirsizlik ortadan kalktı.Okuldaki bir çok kimsenin kıskançlıkla baktığı bu tayin olayı benim mutlu olmama yeterde artardı bile.Öğrencilerime nasıl söyleyeceğimi onlara ne olacağını takmasaydım yeterdi.Bana saçma sapan davransalar haksız yere şikayet etmiş de olsalar bile velilere saygı duymasaydım çekip gitmek kolay olurdu belki.



Üstelik mutlu olmak için kendi adıma her şey yolunda neden bu dış müdahaleleri takıyorum bilmiyorum.Onların bir nebze olsun çoğu zaman beni takmayıp hayatlarını yaşadıklarını bilmeme rağmen hemde.


İnsana koyan tamda bu işte gerçekleri bilsem de değiştirememek ...

Kilit cümlemi buldum sonunda:

Bana dokunan benim insanlara gösterdiğim hoşgörünün özenin fedakarlığın sadece bir nebzesinin de olsa geri dönmediği görmek.Bunca zarardan sonra  uzun vadelerde insanlardan bana kalan tek kar çevremde senin kalbin temiz diye anılmak.



15 Kasım 2012 Perşembe

Bazı Şeyler




BAZI ŞEYLER

Facebookda bir oyun gibiydi hayat.
Bir kaptırdın mı geçerdi zaman

Bazı insanlarsa toolbar gibiydi.
Senden habersizce yüklenip hayatına, seni sinir ederlerdi.
Onları hayatından kaldırmak ise uğraş gerektirirdi.

Bazı arkadaşlar
Sıkılsanda okumaya devam ettiğin kitap gibiydi.
Okurdun bilirdin içlerini de gene de bırakamazdın.

Bazı şeyler  kahve içmeye benzerdi.
Zamanında içmezsen soğurdu, tadına varamazdın.

Bazı acılar vardı ki hiç bir şeye benzemezdi.
Sadece zaman iyi gelirdi .

Bazı tavsiyeler  vardı ki
Bir sineğin vızıltısından, öteye geçemezdi senin nazarında.

Bazı zamanlar "Uzatma kısa kes." derdin kendi kendine
Kendi kedine konuşmanın deliceliğinin,bilincinde olmaksızın emirler yağdırırdın .

Bazı şarkılar vardı ki
Sana özel yazılmış gibi hissettirirdi sana
Dinlerdin dinlerdin de doyamazdın

Bazı köşebaşları buluşmak için
Bazıları ayrılmak içindi

Bazı gülümsemeler davetkar
Bazıları yok ol der gibiydi.

Bazı anları unutmak istemezdin
Bazılarınıysa hiç hatırlamamak için neler verirdin
Bazı şeyler garipti işte sorgulamazsan iyi ederdin.

Bazı elvedaların dönüşü yoktu,
Bazı aşkların da bitişi.

Bazı yazılarsa bitirilemezdi
Bitirmeye çalıştıkça uzar giderdi
İşte bu yazı da öyle bir şeydi...

Bazı şeyler vardır affedilmiyor.

                                                         
                                                            Bazı şeyler var ki söylenmiyor.


9 Kasım 2012 Cuma

Cinli Hoca

Şu 4+4 mereti eğitim sistemine bulaştığından beri bir türlü huzuru ve rahatı bulamayan benim gibi kendi okulunda genç dolayısıyla hizmet puanı az olan öğretmenler, norm fazlası durumuna geçtik ve geçici olarak başka okullara görevlendirme istedik.İşte bu dönem başka 3 arkadaşımla birlikte 4 kişi bir okula görevlendirme olarak çalışıyoruz ve hepimiz 1.sınıf öğretmeniyiz.

1.sınıfları okutmak ayrı bir hassasiyet önem ve sabır gerektirir.Bizde hazırlıksız olarak birden kendimizi başka bir okulda tanımadığımız bir çevrede bulduk.Üstelik geçici olmamıza rağmen 1.sınıf okutuyoruz.Ve bugünlerde benim tekrar tayinim çıkacak  kadromla birlikte başka okula geçeceğim.Çocukların yaşayacağı kaosu düşünmek bile şimdiden beni yoruyor.Tamamen benim elimde olmayan sebeplerden bu durumu yaşayacaklar maalesef.Çünkü tayin istemem de zorunluydu.

İşte yeni gittiğim bu okulda gittiğim günden beri bir düzensizlik karmaşa hakim.Ben düzene alışkın olduğum için bana başlarda çok tuhaf geldi hala da alıştığımı söyleyemem.Evrak işleri tüm işler çok savsaklanarak bilinçsizce yapılıyor.Kasım oldu hala planlama eksik.Başlarda biraz ses edecek oldum sonra bende vazgeçtim oluruna bıraktım.Zaten yeni gittiğiniz birde geçici olduğunuz bir yerde çokta önemsenmiyor söyledikleriniz.

Köyden yeni şehirleşmiş bir yer olduğundan dolayı okulun bahçesinin hemen yanında horozlar, koyunlar, köpekler görebilirsiniz.  Zaten duvar alçak çocuklar kolayca yan tarafa geçebiliyorlar Birde bir harabe var teneffüslerde oradan topluyoruz çocukları.(Televizyonda yaz aylarında, eylül başında "Okullarımız güvenli gerekli önlemler alındı."diye yapılan açıklamalar ve gidilmiş bir kaç okulun görüntüsü geçti nedense aklımdan.Tüm Türkiye zaten bu bir kaç okuldan ibaret ya!...)

Neyse ben daldım gene sorunlara asıl anlatacağım Cinli Hoca hikayesiydi.Okul biraz ilginç demiştim size.Veliler şikayet etmeye yer arayan bilmiş  ve bir o kadarda cahil .Ben ki kolay kolay kimseyle bir sorunum olmaz.İlk haftadan ben bile dayanamayıp tartıştım bir kaçıyla.

Bilinçli olup gerektiği yerde şikayetçi olan veliden rahatsız değiliz.Yani elbette ki gerekli bir durum varsa şikayet edilebilir veya konuşulur sorun halledilir gerekirse sınıfta değiştirilir okulda.Ama öyle bir olay duydum ki gerçekten çok şaşırdım.Çocukların abla demesine,saygısızlıklarına velilerin öğretmelere;saygısızca davranmasına, canımlı, senli benli konuşmalarına, hakarete varan konuşmalarına, o kadar şaşırmamıştım kanıksamıştım artık.Ama bu öğretmen cinli diye sınıf değiştirten veliyi duyunca gerçekten şaşırdım.Bu okulda çalışan gayet normal öğretmenlerden biri oysaki bunu yaşayan. 1.sınıf okuturken öğrenci öğretmenin etrafında cin gördüğünü iddia etmiş.7 yaşındaki çocuğun sözlerine ailesi de onay vermiş ve sınıfını değiştirmişler.Öğretmen diyor adımı Cinli Hoca'ya çıkardılar.Güler misin ağlar mısın? 

Bu trajikomik durumu paylaşayım istedim  sizlerle.Hem de kendimde sonraları okuduğumda hatırlamış olurum dedim.İlerde derim ben ne okullarda çalıştım hey gidi hey...:):)

Bugün Ne Giydirsem?

Bugün ne giysem programını neden izlediğimi anlayabilmiş değildim. Bir ara sürekli sorguladım kendimi. Modaya hiç ilgim yok günlük hayatta kendime bile "Bugün ne giysem? "diye pek sormazken ne diye izliyorum ben bu programı diye.Ama bana iyi geliyor oradaki tipleri görünce halime şükrediyorum sanırım.Programı Bugün Ne Giysem'den çok Bugün Kime Giydirsem halinde olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.Malum laf giydirmekten başka bir şey yaptıkları yok.



Depresyondan Çıkaran Şarkılar (Mim)

Sevgili Biricit beni mimlemişti.Hemde kendi oluşturduğu bir mim bu. Bu mimi  dönüşümün ilk mimini severek yazıyorum ve teşekkür ediyorum.
Konumuz:Depresyondan çıkaran şarkılar.

Depresyona girince genelde Batsın bu dünya tarzı insanı daha da dibe vurmasını sağlayan şarkılar dinleriz.Canımız onları çeker.Ama depresyonumuzu körüklemek istemiyorsak biraz durup şarkı formatımızı değiştirmemiz gerekiyor.Bizimkisi birazda belki bu fayda eder diye bir züğürt tesellisi aslında.Yoksa dibe vurmak niyetindeysek kolay kolay bizi kimse çıkaramıyor.Ama içimizde toplanıp hayata dönmek, bu depresyondan gerçek manada kurtulmak yatıyorsa şarkılar belki de biraz faydalı olabilir.Ne demişler "Müzik ruhun gıdasıdır."Öyleyse hepimiz biraz beslenelim.Bakalım menümüzde neler var...

Yazarın Prospektüs Notu:Bu şarkıların bende iyi etki uyandırıyor olması sizde de aynı etkiyi uyandıracağı anlamına gelmez.Şarkıları dinlerken alacağınız yan etki ve hasarlar konusunda mesüliyet kabul edilmez.Dinlemeden önce mutlaka doktorunuza danışınız.Dinlerken başka şarkıları araya karıştırmayınız.Sabah akşam tok karınla ve yüksek sesle dinleyiniz.Kendinizi fazla üzmeyiniz.:P:P

Şarkı 1:Multitap-Kareli Battaniyem(İnsanlardan sıkılanlara)


Şarkı 2:Ahmet Enes - Cennet(Aşk da umudunu yitirenlere)


Şarkı 3:Ceza-Fark var (Sinirlendiğiniz birileri varsa)



şarkı 4:Mavi Sakal-Çektir Git(Hayatınızdan çıkartmanız gerekenler insanlar olduğunda)


Şarkı 5:Malt:Deprem (Hayat tepenize de yıkılsa hala yaşamaya devam ettiğini hatırlamak gerektiğinde)

Şarkı 6:Bülent Ortaçgil:Olmalı mı olmamalı mı (Kararsızlık yaşıyorken)

Şarkı 7:Mehmet Erdem Hakim Bey:(Şikayetçiyseniz)

8:Şarkı değil ama olsun.Kaybedenler kulübünden Bazen 


Tüm bu şarkıların haricinde de beslenmenize,uyku düzeninize sosyal yaşama dikkat etmeniz iyi gelecektir.Yok ben illa evde oturup derdime yanacam diyorsanız o zaman hiç olmazsa nette komik videolar izleyin,film izleyin kitap okuyun beyninizi meşgul edin.
Bu önerilerin tek başına  işe yaramaz olduğu görülmüştür.Depresyon yaratan olayın ortadan kalkması  ve yahut bir olay sebep olduysa olayın etkilerinin üzerinden biraz zaman geçmesi gerekmektedir.İşte tüm bu uğraşlar şarkılar meşgul etme vesayresi hepsinin tek amacı depresyonda geçen süreyi kısaltma ağır depresyondan hafif düzeye çekebilmek içindir.Her şeyden önce depresyondan çıkmanız size bağlı olmakla birlikte,depresyon sürecini iyi değerlendirip yazılar yazıp biraz dipte gezinmenin de keyfine varabilirsiniz.Bkz:Polyanna bakış açısı...:))
Depresyona girmenin faydaları diye devam edebilecek bu yazının sonuna geldik.Daha fazla saçmalamamak için nokta.

Uzun zaman ara verince kimi mimlesem bilemedim.Çoğu kişide mimlenmiş.Ama hala mimlenmediyseniz kaçırmayın bu mimi yazın diyorum. Kendinize iyi gelen şarkıları  bu vesileyle tekrar dinlemek iyi geliyor..:):)


4 Kasım 2012 Pazar

Büyüdüm Büyüdüm Bakın Ne oldum!

Yazıma nereden başlasam bilemiyorum.Şu ara biraz gündemden düşen 4+4 sisteminden bahsedeceğim.Ama o kadar çok sorun var ki anlatsam hem siz sıkılacaksınız bende tekrar yaramı deşmiş olacağım sinirleneceğim.Ama anlatmadan da olmaz dedi içimden bir ses.Bu sesi susturmam olası değildi. Bende farklı bir şey deneyim dedim ve Nil'in şarkısı Pınar reklamını bakın nasılda değiştirdim.




Pınar Reklamı
(Not:Bu melodi eşliğinde okuyunuz.)



Küçükken bende öğretmen olmak isterdim.
Okursan,çalışırsan öğretmen olurdun.
Kitaplara baş koydum kitapla büyüdüm.

Büyüdüm büyüdüm okuyarak büyüdüm.
Sokaklar bana dardı kitapla büyüdüm.
Bahçeler bana dardı kitapla büyüdüm.

Yürüdüm yürüdüm inançla yürüdüm.
Sınavsız olmazdı sabırla yürüdüm.
Sorular  bile saçmaydı gene de yürüdüm.

Yürüdüm yürüdüm inançla yürüdüm.
İşime baş koydum sevgiyle yürüdüm.

Büyüdüm büyüdüm ben de öğretmen oldum.
MEB'in gözünde hiç büyümedim.
Bakanın gözünde ben hep küçüktüm.
Devletin gözünde acaba ben neydim.
Belkide kuklaydım denileni yapardım.
Sistemle oynarlardı ben de bakardım.
Emir kuluydum fikrim sorulmazdı.

Yürüdüm yürüdüm sabırla yürüdüm.
Sorunlar olurdu suçlusu bendim.
Değişen sistemin ceremesini gene ben çekerdim.

Büyüdüm büyüdüm sorunlarla büyüdüm.
Eğitim sistemi hiç düzelmedi.
Yıllardır böyleydi hiç değişmedi.
Maalesef elimden bir şeyde gelmedi.

Üzüldüm üzüldüm çaresizlik kötü
Genede umudum hiç tükenmedi.
Topluma ışık olmak benim görevimdi.










3 Kasım 2012 Cumartesi

Neler Olmuş...

Son yazımı haziranda yazmışım.Üzerinden 5 ay kadar geçmiş.Bir koskoca yaz tatili geçtiği gibi fazlası da geçti gitti.Önemli değişiklikler oldu hayatımda ve bunun dışında bende kendimi değiştirdim.Bazı konulardaki tutumum ve bakış açım konusunda.Yoksa ben hala aynı ben, huy kurusu durumları yani.

Bu süre içinde yaşanan somut olaylar:
1.Kız kardeşim evlendi.Düğünü oldu ve büyük telaşların içinden çıktık çok şükür.(Kesinlikle düğün işinin bana göre olmadığına karar verdim.)
2.4+4 sistemi geldi eğitim sistemine kocaman bir darbe vurdu.Ve bende bunun altında ezildim.Eğitim görende verende epey zor zamanlar yaşıyoruz.
3.Yukarıdaki sistem sonucu çalıştığım okuldan başka okula geçici olarak geçtim. Kendi sınıfımı yarıda bırakmak zorunda kaldım. Gittiğim okulda da 1.sınıf aldım.Varın siz düşünün gerisini yani.
4.Güzel ,iyi arkadaşlar edindim.Güzel zamanlar geçirdim.
5.Ablamın tayini İstanbul'a çıktı ve benim bir ayağım da artık İstanbul'da. İstanbul'u severdim zaten ama ayrıntılı gezince daha bir güzel olduğunu fark ettim. İstanbul ile ilgili tüm kötü anıların yerine güzellerini yerleştirdim.
6.Yakın arkadaşlarımdan biri evlendi inşallah mutlu olur.
7.Şimdilerde gene okulum değişecek tercih yaptım bakalım hangi okula nasıl bir ortama düşeceğim.Hayırlısı olsun bakalım.
8.Bir tabumu yıktım.Bunca yıl boşu boşuna zaman kaybettiğimi anladım.
9.Bol bol kitap okudum çoğu zaman günde bir kitap bitirdim. İnternetten uzak kalmanın en iyi yanı da bu oldu.Ve tabi ki bolca film,tiyatro, ve diziler izledim.Uzun zaman sonra konsere gittim iyi geldi.Anime izlemeye başladım.Geç kalmışım izlemekte diye düşündüm.Anime izlemeye başlamam sonucu evdekilerin çizgi film izliyor gibi dalga konusu olsam da her seferinde o çizgi film değil anime dedim.Bu diyalog böle sürdü gitti.:)
10.Aşk hayatım stabil hala aynı tas aynı hamam yani.Belki de ondan böyle huzurlu mutlu enerji dolu oluşum.Bu halimi seviyorum.Arada bir şeytan dürtmüyor değil ama sakın sakın sakın ha diyorum :)

2 bayram geldi geçti.Döndüm gene kürkçü dükkanıma.Zaten temelli gitmeyi düşünmemiştim.Ara verdim kendimden hayattan sıkıldığım yorulduğum bir noktada.Birde baktım aylar geçmiş.

Ve şimdi birde baktım burdayım...



Amanında amanın kim gelmiş

Valla ne desem ne yazsam ki bilemedim.O kadar çok şey birikti ki yazacak.Zaman zamanı aylar ayları kovaladı.Bense kah yazacak vaktim olmadı kah yazacak kelamım. Bazende dönmeyi düşünüp düşünüp erteledim.Tıpkı her uyanmam gerektiğinde çalan alarmı ertelemeye aldığım gibi.Ama artık alarmı susturma ve uyanma vakti. Belkide uyandırma.

Yazmaya verdiğim bu arada hayatı dolu dolu yaşadım çoğu zaman isyan ettim çoğu zaman gülüp eğlendim.Yazmaya ayıracak vaktim mi yoktu mecalim mi bilmiyorum ama artık dönüyorum.Kalemim hoş geldin hoş yaz ama boş yazma diyorum.