Sayfalar

16 Aralık 2012 Pazar

Bu Akşam

Bir gün oturup taslaklarımı yayınlasam herhalde yayınladıklarım kadar bir o kadarda taslağım var.Bu mükemmeliyetçi tavrımdan sıyrılmadığım sürece  ya da kafamı toplayamayıp yarım bıraktığım sürece sanırım bu böyle sürüp gidecek.He yayınladıklarım çok mu mükemmel?Elbetteki değil.Ama sıyrılmaya çalışıyorum işte.Yazıp anında yayınlamazsam bir daha yayınlayamıyorum çünkü.

Ne zaman blog yazmaya ara versem beni geri döndüren şey yazdıklarımın beni mutlu ettiğini, okuyunca bir anlam ifade ettiğini  anlamam oluyor.O yüzden sanırım bu mecradan hiç bir zaman tam olarak ayrılamayacağım.

Şu anda kendime Türk sanat müziği ve türkü gecesi yapıyorum.Müzikle doyuyor ruhum.İnsanın ruhu böyle doyunca ilham da geliyor yazası da.

Bu arada yarın bugün olduğu gibi gene seminerim var.Öğretmen eğitim vakfının düzenlediği bir seminere katılıyoruz okulca. Eğlenceli bir seminer ama çok yorulduğum bir gerçek.:)Ama hala yatmadım gene üstelik dünden de uykusuzum.Her zamanki halim siz boşverin.:)

Kendimi az da olsa serbest bırakmaya başladım.Yaş oldu 28 anca bu kadar oluyor.İdare ediyorum kendimle.Ama bu süreç biraz sancılı ve değişim biraz zor.Ama insan istediği ölçüde biraz kendini değiştirmesi yenilemesi güzel sonuçlar doğurabiliyor.Tabi bunu uzun süredir planlayan yapan var mı benim gibi bilmiyorum.Deneyip göreceğim sanırım.İnsanların deneyip yanılmasını izlemekten sıkıldım sanırım.Hata yapmayı kabullenmeyi öğrenmem gerekiyor.


6 Aralık 2012 Perşembe

Duman



Kafam azıcık dumanlı
Tüttürdüğüm sigaradan bağımsız

Dumanlıyım bugün
Dinlediğim şarkılardan bağımsız


Canım sıkkın derinlerden
Bugünden bağımsız


Olan bir şey yok

Bilinen aynı

Yaşanan aynı

Ben aynı

Gene de dumanlıyım bugün


Gerçeklere ve geçmişe dair
Dumanlıyım bugün

4 Aralık 2012 Salı

İstanbul Misafiri


Fotoğraf alıntıdır:http://photographerss.blogcu.com/gunun-fotografi-istiklal-caddesi/11753119

İstanbul Misafiri

Kalabalık gecendeyim İstanbul
Beynim gene yalnız olsa da,
Düşüncelerim hep kalabalık.

Senin kalabalık sokaklarına,
Kalabalık caddelerine inat
Yalnızım İstanbul.

Ayaklarım yürüyüp gitmek istiyor istanbul.
Kalabalık İstiklal Caddende,
Öylece yürüyüp durmak istiyorum.
Kimse bulamasın yalnız olayım istiyorum.
Kimseyi duymayım, kimse beni görmesin istiyorum.

Deniyorum İstanbul.
İstiklalin de kaybolup sana karışmayı deniyorum.
Sende bilmişcesine bırakmadın be İstanbul.
Ama ben sana ait değildim misafirindim İstanbul.

Yollarında çoğu kez harap olmuş,
Yollarında kendini unutmuş,
Çok gülmüş, eğlenmiş,
Çoğunlukla senle ağlamış,
Kendimi sende unutmuş olsam da
Ben sana ait değilim İstanbul .

Sense kimsenin olamayacak kadar büyüksün
Bense kimsenin olamayacak kadar tükenmiş
Senin olamayacak kadarsa misafirim sana
Sen beni bekle  İstanbul, uğrarım arada sırada
İkimiz de birbirimize bağlanmadan yaşayalım usulca

Pişmiş tavuğun başına bile gelmeyenler

Evet beni buldu.Bu hafta sonu gene İstanbul'a gittim.Buralarda pek anlatacak vaktim olmamasının ana sebeplerinden biri kaç haftadır üst üste ya bir yerlere gidiyorum ya birileri geliyor ve ben nete girecek vakit bulamıyorum.Hafta sonu öyle yoruluyorum ki hafta içinin temposuna anca yetişiyorum.Gene de bu arada ihmal etmeden Şafak Vakti'ne gittim.

Olaylar zincirine geçmeden önce biraz genel durumdan bahsedeyim.

Yeni okula başlamış bulunuyorum.Hatırlarsanız tayinim çıkmıştı.Bu okulda da gene 1.sınıf düştü.Ama okul çok rahat küçük sevimli ve daha önce çalıştığım yerlerden gerçekten çok daha iyi.Sınıf mevcudum 22 ki en fazla sayıda bendeymiş.Bana zaten bu bile çok az görünüyor.Sınıfın en yaramazı dedikleri benim daha önce okuttuklarıma göre çok hafif düzey kalıyor .Anlayacağınız okul konusunda rahata erdim gibi yani inşallah maşallah diyelim henüz yeniyim malum.Söylememe gerek bile yok hiç yaşıtım yok.Zaten doğum tarihimi gördüğünde müdür sevinmiş.Evet bu sayede hala kendimi çok genç hissediyorum.Hoş yaşlı da sayılmam da böyle ortamlarda hiç büyümüyor gibisiniz :)Bu arada müdürüm çok tatlı bir kadın.

Eski öğretmenden sonra çok işlerim var velilerin ağlayarak uğurladığı öğretmenin yerini doldurmam gerekiyor.Gerçi benim velilerimde az ağlamadı vedalaşırken.Neyse şuan sınıfı yeniden kendime göre düzenlemek, oturtmak biraz zamanımı alacak.Hummalı bir çalışma içindeyim.Ya şu erkek öğretmenler kötülemek gibi olmasın ama sınıf düzeni diye bir şey uygulamıyorlar.Bir kadın eli değmeli olayı söz konusu.:):)Birde sene başından beri hiç deftere başlamamışlar yeniden oturtmam gereken bir yazı düzeni söz konusu anlatmakla bitmez işler sürüsü beni bekliyor...

Pişmiş tavuğun başına bile gelmeyen hadiseler:

İşte bu yoğunluklar yetmezmiş gibi her hafta sonu da ayrıca doluydum.Bu hafta gene İstanbul yollarında olan ben Bu sabah feribotla dönecektim.Feribot seferleri iptal oldu.Daha sonra otobüse yetiştim.Otobüs trafiğe takıldı.Sonra o yetmezmiş gibi arıza yaptı baya bekledik.Daha o da yetmezmiş gibi uzunca bir süre benzin almasını bekledik.Sonra otobüsün bineceği feribotu bekledik.Derken 3.5 saat sürmesi gereken yol 5 saat sürdü.Birde zaten okula geç kaldım daha ilk günden paniği yaşarken uykusuz olmama rağmen stresden uyuyamadım.Sonra kendime geleyim diye feribottayken bi lavaboya gideyim dedim demez olaydım.Bir anda  deniz dalgalandı sırıl sıklam oldum.Çoraplarıma kadar ıslandım.Zaten direk okula geçecektim tamamen perişan haldeydim.Artık kendimi gülmeye verdim.Zaten bu halde müdür de herkes de acır halime diye düşündüm acınacak halime güldüm.:):)

Okulu arayıp haber verdim 2.derse ancak yetiştim.Veliler 1 ders idare etmişler sağ olsunlar.Sonra zaten teneffüse çıkacak zamanım bile olmadı.Ama gıcık bir öğretmen tespit etmeme yetecek kadar bana bulaşacak birine rastladım.Sıfırdan mı alıyorsun? Uyum haftasına yeniden mi döndün? gibi gibi saçma sapan salak cümlelerle sinirimi bozdu ki öğretmenler odasında başkalarına karşıda biraz kıskanç olduğunu keşfetmiştim. İyide sanane sana hesap mı verecem ne yapacaksam yapacam...:):)Kendince sinir bozmaya çalışıyor.Bu insanlar bir alem doğrusu.

Çocuklarsa sevimliler.Oyun hamurundan insan yaptım diye gelenler ,oyun hamurundan pasta yapıp bana getirenler,fısıltıyla konuşun dediğimde fısıltı ne diye soranlar mevcut.Bu çocuklar da daha şimdiden beni sevmeye başladılar elimi tutup yanımdan ayrılmıyor keratalar.