Sayfalar

24 Kasım 2013 Pazar

Öğretmenler Günü

Öğretmenlikte 7.yılım bu mesleği seçtiğim için mutluyum.Tüm zorluklarına rağmen sevdiğim işi yaptığım için şanslıyım.Velilerimden,öğrencilerimden çok memnunum.Seviyorum kerataları:)Şu sıralar etraftan yardım toplayarak sınıfımıza akıllı tahta yaptırmayı planlıyoruz.İnşallah yapabiliriz.

Öğretmenler günümüz kutlu olsun.Hayalimdeki mesleği yapıyor olmaktan mutluyum ve gururluyum.


19 Kasım 2013 Salı

Özledim de Geldim

Özledim başka sebebi yok...

Yazmayı özledim.Derinlerde gezinmeyi ve melankoliyi
Özledim yorumlaşmaları, bloglarda dolaşmayı
Sonra ne bileyim özledim anlatmayı biraz anı bırakmayı
Eski zaman tabletleri değil belki ama kendime tarihi kalıntı bırakmayı özledim.

Olan biten yaşanan her şey değişti çünkü ben değiştim.Yani en azından değişme sürecim iyi gidiyor diye düşünüyorum.Yani kısacası yaşlanıyorum, olgunlaşıyorum ve tabi ki değişiyorum.

Valla tam olarak neleri değiştirdim bir secere tutmasam da  şu aralar yolunda her şey.İş hayatım çok yerinde ve güzel gidiyor.Ortamda kıskançlık yapan saçma sapan tipler olsa da alıştım diyebilirim.:)Misal geçen dağıtacağımız ara karneleri süsledim zarflara yerleştirdim diye." Ne gerek vardı.Bizim velilerde ister." diyen bir meslektaşım var.Ama olsun ya artık komik geliyor. Demek ki meslekte pişmeye başlamışım güldüm geçtim.Müdür yardımcımızınsa en büyük sorunsallarından biri benim idealizmimin ne zaman biteceğiymiş.:)İnsanlar işte :)

Bunun dışında çok yoğun bir tempom var.Hiç hafta sonu evde kalamıyorum.Hani şöyle uyanma hesabı yapmadan uyuduğum, boşa geçirme lüksüm olduğu günleri özledim.Spora gidiyorum ve gerçekten endorfin denilen şeyi sağladığına eminim.Enerjim tükeneceğine daha enerjim artıyor.Sporun üstüne birde yürüyüş canım istiyor.Yazdan beri özellikle akşamları, ayazın suratıma çarpa çarpa ve anlamsızca dolaşmayı yürümeyi sever oldum.He bir de hala sabahları erken uyanamıyorum.Seneye kısmetse.:)(Seneye sabahçı olacağımdan el mahkum yani.:))Teyze oldum 20 günlük bir yeğenim var.Çok sevimli teyze olmak başka bir duygu ya.

Bular bunlar olurken aşk hayatım neyse ki yok.:)Malum ne zaman o işlerle bulanık olsa aklım, huzurum yerle yeksan oluyor.O yüzden uzunca bir süredir rahatım.Ancak böyle arada saçma sapan huzurumu bozanlar olmadı değil ama eskisi kadar yıpratmıyorum kendimi, sıyrılmayı öğrendim sanırım.Yani kısmen diyelim.:)

Mutluyum,huzurluyum,başarılı hissediyorum, hedeflerim var ,hayallerim var.Tahtaya vur modundayım yani çok şükür.:)Her şey güzel olacak....





28 Eylül 2013 Cumartesi

Eskiden

Yalnızlığı bu kadar bilmediğim zamanlarda yazdığım yazılar daha derin nedense.Şimdilerde yazmıyorum hiç.

Geçmişte kötülüklere ,yalana dolana üzülürdüm.Hala üzülüyorum ama eskisi kadar yıpranmıyorum, depresyona bağlamıyorum.

Eskisi kadar takıntı yapmıyorum.Yol veriyorum...

İyileşiyorum ya iyileşiyorum (Sertap):):)

Devlet meselelerine hala kızıyorum, hala düşünüyorum ama eskisi kadar yormuyorum kendimi.

Hala biraz melankoliğim.İçimde bir yerde hüzün var.(Kimde yok ki :):))

Hala yalnızlığımı seviyorum ve hala huzurumu bırakmak istemiyorum.

Düşündüğümden daha hayalci, göründüğümden daha mantıklı ,gösterdiğimden daha duygusal ve hassasım hala.

Bunca zaman geçti ....

Huylu huyundan gene de vazgeçmedi.  Huyumkurusun


13 Temmuz 2013 Cumartesi

Bir Gece Ansızın Yazasım Geldi

      Gecenin bu saati olmuş her zamanki gibi ayaktayım.Bunca zamandan sonra gene esti bir rüzgar ve kendimi burada buldum.O kadar çok şey birikti ki yazacak şimdi bu saatte hiç birine tam anlamıyla vakıf olamayacağımdan bahsetmeyeceğim. Valla hangi birinden bahsedeyim ki ülkem karmakarışık olmuş bir yandan.Kimisi komplo bunlar der teori üretir kimisi başka başka ama olan bir şeyler olduğu kesin ve inşallah geleceğimiz için iyi şeyler olur.Bunun dışında ramazan geldi oruçla birlikte sahurlar iftarlar başladı.Yaz tatiline girdik benim tatil başladı.Derken bir sürü şey var yani olan biten ama dediğim gibi anlatmayacağım.:)

Bir Tutam Şiir

İçimde bir tutam gece var bir tutam gündüz
Geceleri yazasım gündüzleri yaşayasım var
İnsanları anlamayışım bu kadar çokken
Gene de duygularımdan dem vurasım var

Bir tutam ilham var içimde bir tutam şiir
Söyledikçe söyleyesim yazdıkça yazasım var
İçimde bu kadar tükenmişlik varken
Gene de yaşadıkça yaşayasım var

İçimde bir tutam sevgi bir tutam nefret var
Nefretleri tüketip sevgiye bırakasım var
İçimde bu kadar acı varken
Gene de tüm olanları affedesim var.

İçimde bir tutam siyah bir tutam beyaz var
Siyahları tüketip beyaza boyanasım var
Ne olursa olsun deyip
Gene de iyiliğe bulanasım var.

İçimde bir tutam cesaret bir tutam korku var
Korkularımın üzerine gidip çiğneyesim var
Cesaretimi alıp buralardan gidesim varken
Gene de kalmak cesareti gösteresim var

İçimde bir tutam ...

.............................................................................

Eksik Şiir

Her şey tam
Şiir için ne gerekiyorsa hemen hemen hepsi var
bir tutam yalnızlık var mesela
bir çorba kaşığından biraz fazla karanlık
bir su bardağı ilham
Bunlar hafifçe yoğrulur  kafada
İçine biraz duygu katılır
bir kalem birde kağıt da var
Şiir için hepsi tam
Koyduk şimdi fırına
Çıkan şiir değil ama
Tamam kafiye de koydum ama
Olmadı Orhan Veli olmadı Ahmet Haşim olmadı şair gibi
Sizin gibi olmak için kırk fırın ekmek yemeli
Nerde o sanat nerde o aşk kelamı 
bizde eksik bir şeyler var
Bizim nesilde sizin gibi üstad az çıkar...








25 Mart 2013 Pazartesi

Afacan Çocuk Hüseyin

Bu senede malum 1. sınıf okutuyorum.İçlerinde 4+4 sisteminin getirisi, ufacık yumurcaklarım da var.Öyle zor ki işim tahmin dahi edemezsiniz.Bunları anlatmaya kalksam, ne  siz okuyabilirsiniz ne de ben o kadar uzun yazabilirim.Şimdilik bu kadar yakınmam kafi.

Çalışma arkadaşlarım iyiler hoşlar da çok tembeller.Hiç birinin bir işe el attığı yok.Tek bilgisayardan anlayan olmak da bu işleri üstlenmeme sebep oluyor.Gerçi istesem yapmam ama dayanamıyorum.Ben yokken ne yapıyorlarmış hiç bilmiyorum.Gerçi gördüm evrakları tedavülden kalmış düzendeydi.Neyse bu sene her işe koşturmam gereken bir sene oldu.Hem iş hem özel yaşamım da yerimde durduğum yok.Kaç haftadan sonra ilk kez hafta sonu evde kaldım.Bir güzel uyudum valla.Gerçi aksi gibi hastalandım,üşüdüm durdum. Cuma günü yediğim yağmurdan sonra bu kaçınılmazdı.

Size Hüseyin'den bahsetmek istiyorum.Kendisi sarışın, renkli gözlü, tatlı mı tatlı bir yumurcak.Öğlen okula tertemiz gelir.Akşama temiz hiç bir yeri kalmaz.Bahçedeki toprağı deşer.Birgün topraktan çıkardığı kırkayağı sınıfa getirmiş.:)Çöpleri karıştırır.Gene bir gün çöp konteynırının içinden çıkardık.Herkese çöp atıyormuş.Sınıfta hiç oturmaz vs vs Ama sevimli çocuktur.Gelir koluma yapışır.Öretmenim ne zaman zil çalacak ya da bugün şüt günü mü diye sorar.Bazen de gelir öper.Bazen kolumdan sürükler.İşte böle içi sevgi ve yaramazlık dolu bir çocuktur Hüseyin.Ama çoğunlukla Hüseyinn diye beni bağırtır bugün  acaba ne yapacak?diye düşünmekten alamam kendimi.Çözüm yolları geliştiriyorum ama bakalım ne kadar başarılı olabileceğim?Bir gün de arkadaşının gözüne rulo yaptığı kağıdı sokmuş.Arkadaşından özür dilettim."Öçüy dileim" dedi.Arkadaşı diyor ki öğretmenim özür dilemedi ki.Gülmekten alamadım kendimi.Onun konuşması öyle diyerek aydınlattım artık.:)

Bu arada tek afacan çocuk o değil tabi ki.Ama en azından diğerleri yaş olgunluğuna sahip olduğu için çözmek daha kolay oluyor.Okumaya yazma öğrendiler, artık hızlı ve anlamlı okuma üzerinde çalışıyorum.

Bu kadar işin gücün arasında birde keman kursuna başladım.Ama iyi geliyor.Pek çalışamasam da ve 2. kez kursa defterimi unutup gitsem de aslında hevesli bir öğrenciyim.Yapacağım olacak.:) Sevdim kemanı, sıkılacağımı söylemişlerdi ama hiç öyle olmadı.İnşallah bu istekle devam ederim.Yarıda bırakmak istemiyorum.2 haftadır yoğun yağan yağmura rağmen azimle kursun yolunu tutuyorum.

Şimdilik kısmen olanlar bunlar...

19 Mart 2013 Salı

Hoşçakal Kalbim

Erkekler avcı kadınlar av, bazende kadınlar avcı erkekler av oluyordu.Ben ne avdım ne avcı .Birinin avı olduğumu hissettiğimde sıyrıldım her seferinde bir şekilde.Ufak tefek yaralandım kabul.Bazen derinde oldu.Ama av olmayacaktım avcı ise asla...

Gözleri açık sevemiyorsam birini gözümü kapamayacaktım...

Tüm yaşadıklarımdan sonra beynimi sevmeyi öğrendim.Kalbim ise cezalı.Müebbet yedi bu sefer.

18 Mart 2013 Pazartesi

Yazmışım Öyle...

Aslında uzun zamandır yazmıyormuş gibi görünsem de yazıyorum fakat yayınlamıyorum.Yazdıklarım genelde özele kayıyor.Umarım bu yazıyı çokta özele inmeden yazabilir duygularımı size yansıtabilirim.

Bu blogu okuyup da benim mutlu olduğumu düşünen yoktur heralde.Ama esasında genelde herkes gibi hayatın rutininde mutlu çok büyük sorunları olan birisi değilim.En azından hayata olumlu tarafından bakabiliyorum çoğu zaman.Yüzüm genelde güler aslında.Ama gelgelelim hayat bu ya bazen doluyor bardak ve ben kendimi burda buluyorum haliyle bardaktan taşanlar da ya kızgınlık ya da hüzün oluyor.

İşte gene böyle bir günün sonucunda kendimi buraya attım.Herkes kendini rahatlatmanın çeşitli yollarıı bulur benim kimi zaman uyumak kimi zamanda yazmak bazende konuşmak ama konuştukça deşilen mevzuların beni daha kötü yaptığı olmuştur.

Bir taraftan en sevdiğim canımdan öte bir insanın göz göre göre duvara toslayacağını bilip bişey yapamamak yapmaya çalıştığım içinse suçlanacak olmak beni epey geriyor.Ve zamanımda her şeye rağmen düşeceğim durumu önemsemeksizin verdiğim savaştan yenik düştüm.Keşke kendimle olan savaşım olsaydıda yenik düşseydim ama sevdiğim bir insanın kendini ateşe atmasına mani olamamak derinden üzüyor beni.

Onun dışında sevdiğim insanların hayatındaki karmaşalar dışında aslında iyiyim dişe dokunur bi sıkıntım yoktu.Yalnızlıkla boğuşurken ufak bir çarpıntı aşk mevzusu oldu onuda sanırım soğutmayı başardım kendimden.Uzaklaştırmak istiyorum kendime gerekçeler bulup yürümez bu diyip sonunda karşıyı bıktırıyorum.Neden yapıyorum çünküben kimseye güvenip hata yapmak bağlanmak istemiyorum.Bulaşmayın bana diyorum bi yandan ama özlemişim be sevmeyi sevilmeyi.Sadece çok yıpratıcı icraatlar.Değer mi sizce o çarpıntıyı hissetmek için bunca stresi çekmeye...

Ayrıca yaşanan mevzular da beni erkeklerden yeterince soğuttu.Erkeklerin kendinden de duyduğum itiraflar sonucu buna emin oldum.Duygularımı bir erkeğin kullanmasını hazmedemem aptallaşmak istemiyorum.Sonra aptallaşıp gözümü açtığımda eyvahh demek istemiyorum.O yüzden yok olsunlar kaybolsunlar hayatımdan...

Ve evet yalnızlığım filmler kitaplar gezmeceler ve sanat etkinlikleriyle devam ediyor.Kimi buna imrenirken kimide yalnız olmasa yapamazdı bunları deyip kendini rahatlatıyor.Bilmiyorum ama evlilik kurumu bir esaret olacaksa ben neden bu esareti bile isteye kabul edeyim.Bazıları beni güçlü bulurken ben kendimi güçsüz buluyorum.Kendimle mutluyum ama aslında yorgunum.Daha güçlü günlerime ise az kaldı.Bu bunalımlar geçecek ve ben bu bunalımlardan uyandığımda güzel günler gelecek umutluyum ve aslında huzura az kaldı...

Gitme

Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor
Aradığınız Telefonumsa o açık
Sorun kaybolan kimliğimde
Onu arıyorsanız saklandı gene bir yerlere
Bana sormayın bende bilmiyorum
Kaybolan kimliğimi arıyorum
Canı sıkıldı kendine belkide bana
Gidiyorum demeden hiç beklemeden
Gidiverdi aniden
Genelde ağlardı giderken
Bu sefer hissettirmedi gidişini
O kadar mı tükenmişti
Bilemedim gidişini bile izleyemedim

Döner mi dönecek mi bilmem
İçim sızlar derinden
Neden feda ettiğimi bilmeden
Hoşçakal bile diyemedim

Getirsem gittiği yerden
Tutsam elini hiç bırakmadan
Gel desem gelir miydi?
Gitmesini istemedim
Sadece ..
Sadece
..
Ne bilmiyorum
Canım Sıkılmıştı
Diğer adı yalnızlıktı
Seni benden götüren
bir tutam ...tı...
Hoşçakal sevdiğim yanım
Sıkııcı bulunsanda ben sana bağlıyım
Kopup gidişin yaktı beni
Hiç kimsenin yakamadıığı gibi
Yan şimdi yan
Sen istedini bunu sevgili ben
Hangi ben benim ki
Sen gidince ben bende değilim ki
Gel dön bir an önce geri
Kayboldum bulbeni
Kendime getir gerekirse yerden yere vur beni...

Hayat

Hayat dediğin
Bir nasılsın sorusuyla
İyiyim cevabı arasında geçerdi
Nasıldık bilmem ama
iyilik çok uzaktaydı.

5 Mart 2013 Salı

Yokum Diyor


YOKUM
Hayattımdaki  varlık ve yokluğu sorgularken,
Var mısın yok musun? dedim kendi kendime
Yokum. dedi içimdeki ses
Neyim var? diye sorarken 
Düşündüm bu kez
Bir şeyim yoktu!
İçimde aslında yok yoktu.
Olmayan bir yokluk,ancak bu kadar
Bir beyni doldururdu.
Beynim dolu, kalbim boştu.
Anlayacağınız, terazisi şaşmış bir bedendim.
Kendi kendimi dinler, bazen de cevap verirdim.
Yalnızlık bir yokluktu.
Benimse en büyük varlığım buydu...

Ama bu  bir sorun oluşturdu
Bir varlığım olmasına alışkın değildim.
Sonunda varlığımı yokluğuma çevirdim.
Artık ne varım ne yoğum.
Sadece kayboldum...

8 Şubat 2013 Cuma

Karışık Kafa

Kafası analizlerle dolu maalesef  beyni karmaşık bir kadınım ben.Her defasında kendimi anlatmayacağım desem de ısrarla bunu yapışımın bile analizi yapıyorum .Yazmayı da belki bunun için seviyorum.Çünkü kendimi en iyi duyabildiğim, düşündüklerimi netleştiren tek icraat.


Dün gece bir kaç film seyrettim.Canım çıktı ağlamaktan.Bu Türkan yok mu o Türkan yine öptürmedi dudaktan..

Kafam öylesine karışık ki ara ara dinlediğim şarkılar bile alıkoymuyor bu karmaşadan.Üstelik bazen karmaşaya katkıda da bulunuyorlar.Bu karmaşıklığın hiç biri tam olarak bene ilgili değil üstelik.Anlamsızca anlamaya uğraştığım bir çok şey beynimin içine tünemiş her biri çözümlenmeyi bekleyen düğümler olarak beklemekteler.

Misal geçenlerde izlediğim "Yastık Adam" oyunu;öylesine dolu bir oyundu ki ne düşüneceğimi hangi mesajı irdeleyeceğimi şaşırdım.Böyle oyunları  kesinlikle seviyorum.Bir kere daha çevremde bunu irdeleyebileceğim hiç kimse olmamasına yandım.Yumurtadan çıkan civcivin durumuna düşmek pahasına, bazen bunu da sorguluyorum.Yalnızlığımın ana sebebi değilse de önemli sebebi olduğu kesin.

Evet ne diyordum.Kafası karışık kafasını karıştıran bir kadınım ben.Her kadın gibi belki ama benimki biraz daha fazla sanırım...

17 Ocak 2013 Perşembe

TANIMLANAMAYAN RESİM (KASET)


Şimdilerde çoktan miadı dolmuş olan kasetler. bir zamanlar her evde bolca bulunurdu.Şimdi ise Meb'in yeniden düzenlemeye gerek duymadığı ders kitaplarında, öğrencilerin anlam veremediği resimler olarak göze çarpmakta.Belki de eskiyi hatırlatmak için yapmışlardır, diye de düşünebiliriz.Ama onların bu konuda hiç düşündüklerini sanmıyorum.Sistemi değiştirip, kitapların önceki yıllarla aynı bırakılması; böyle düşünmeme yeterli bir sebeptir sanırım.

Neyse işte bugün çocuklara kasetin ne olduğunu anlatmak durumunda kaldım.Öğretmenim bu ne?Ne yazacağız?diye soranlara "Çocuklar o kaset.Eskiden CD yoktu kasetler vardı,müzik vs onlarla dinlenirdi "dedim.Bir kısmı "Öğretmenim anneannemlerin evinde de var" diye hatırladı.Düşündüm kasetlerimizi, içine sesimizi kaydedişlerimizi ve biraz tebessüm ettim.Zaman çok hızlı değişmişti.Bizim için çok bilindik olan kasetler onlar için bilinmedik veya eskiden kalma bir nesneydi. 

Ya biz çok çabuk yaşlandık diye düşündüm ya da teknoloji çok hızlı gelişiyor.Ama bana sorarsanız ikisi de bir parça doğru.

12 Ocak 2013 Cumartesi

Kim Milyoner Olmak İster

Evrak işlerine boğulduğum şu günlerde iş yoğunluğu yetmezmiş gibi bir de grip oldum.Sağolsun çocuklar da öğretmenimiz bugün hasta, yaramazlık yapmayalım demediler.Öğretmenlik mi yapıyoruz yoksa evraklarla mı boğuşuyoruz bilemedim.Liste yapıp yapmam gereken işleri sıraladığımda, listeyi yapmak bile hayli zaman alıyor.Varın gerisini siz düşünün.

Eğitim sistemi iyice mahvolduğundan beri, birde 1 .sınıf okutan bir öğretmen olarak iç güveysinden halliceyim.Bugün o kadar manyağa bağlamış olmalıyım ki.Yok ben katılmam dediğim "Kim milyoner ister" yarışmasına başvuru formu doldurdum.Neden mi?Yarışmayı izliyordum, bir kız katılmış pek bir şey bildiği de yok.Attı tuttu neyse baya ilerledi.Dedim benim neyim eksik:P Bir anlık gaflet ve dalalet anında yaptığıım bir başvuruydu.Geyiğine face de arkadaşıma anlatırken 60.000 alırsın benzeri bir cümle kurdu.Benim forma yazdığım kafamdaki miktarda buydu.Aha dedim bir işaret daha.Bütün evren benim bu yarışmaya katılmamı istiyor.:PBu arada yaptığımız mimler işe yaradı. Başvuru formunda, mimler gibi sorular sormuşlar.En sevdiğiniz 3 film. en sevdiğiniz 3 kitap gibi.:))

Onun dışında gene bir sürü seminere başvurdum.Sınıfla ilgili ilerleyen günlerde projelerim var, tabi zamanım olursa.Hele bi okumaya geçsinler daha iyi işleyecem beyinlerini.

Nette bulduğum şu ritim çalışmasına benzer bir şey yaptırmak istiyorum.Ben bile yapamadım,çalışmam lazım. Basit bir hale getirip bunu 1. sınıf seviyesine uygun yapsam süper olur.


9 Ocak 2013 Çarşamba

Cem Yılmaz Ve Kar Tatili





Bugün de yarın da okullar tatil.

Ee bu durumda benim için epey sevindirici.Yığın işim olduğunu düşünürsek ilaç gibi gelmesi lazımdı.Ama ben ilaçları boşa harcadım.Bugün dün gitmek istediğim sinemada gösterime giren Cem yılmazın gösterilerinin toplandığı gösterime gittim.O saate kadar uyudum evet itiraf ediyorum.Uyandığımda saat 15:30 civarıydı.:)Apar topar hazırlanıp.Saçımı bile taramadım:P Tamam ya hafiften saç kremi sürdüm. Tarasam iyice kötü olacaktı. Çıktım evden aceleyle.Bereyi de takınca zaten saçını yapsan ne çare bozulmuştur yani.Çokta taktım mı hayır zaten uykudan uyanmışım o saate kadar uyumuşum zombi gibi gittim sinemaya.Avm'nin içine girdim koşturarak yetiştim filme.Filmin önünde bir kuyruk bir kuyruk sormayın.Zaten dünden almasaydım ne yataktan çıkar giderdim ne de bilet bulabilirdim.Bu arada 16:20 başlama saati.Yani yataktan çıkmamla filme gitmem arası 1 saat bile yok.Evden de 16:00 da çıktım.Neden bu saat detayına giriyosun diyebilirsiniz.Sebebi şu ki ben yoldayken benim tahminim asansördeyken deprem olmuş.Ev de olsam kesin hissederdim.O koşturmaca da fark etmedim ama millet diyordu deprem olmuş falan diye.

Gösteriyi izleyeceklere öneriler

*Yanınıza su ya da içecek bir şeyler alın.Gülmekten boğazınız kuruyor.
*Cep telefonuyla pek oynamayın .Zaten isteseniz de çıkartmaya çekiniyorsunuz.Gösteriyi izleyince daha iyi anlayacaksınız bunun sebebini.
*Birde mümkünse kalabalık gidin ve bol bol gülün.:)


Neyse işte gittim sinemaya doğru düzgün ara verilmeyince bir de salon dolu olduğundan epey havasızdı.Girdim arka sıralardan bir yer almıştım oturdum.Şimdi salaklık bu ya tek gittim sinemaya. Ben genelde filmlere tek giderim.Arkadaşlarla sinemaya ayarladıydım ayarlamadıydım olayına girince iş uzuyor.Birde yanımda filmi izlerken konuşulmasından hiç hoşlanmıyorum dikkatimi vermek istiyorum.Hafta içi giderim genelde, salonda pek dolu olmaz keyifle izlerim.Avm gezmeyi alış veriş yapmayı seven kadınlardan olmayınca bu tarz aktivitelere yöneliyorum.Seviyorum sinemayı.Bunu da alışkanlık haliyle tek alıvermiş bulundum.Sinemaya  girinceye kadarda aklım başıma gelmedi.Malum kar tatili ipini koparan bütün öğrenci milleti oradaydı.Gösteride daha çok kadın erkek ilişkileri,cinsellik ve bel altı esprilerden oluşunca  ben pek rahat gülemedim erkeklerin arasında kalınca biraz kasıldım.Ama gene de gülmekten boğazıma ağrılar girdi o ayrı.Konu Cem yılmaz olunca benim gülmemem imkansız.Gene de pişman değilim, yani gittiğime.  Tek gittiğime pişmanım sadece.


Cem Yılmaz deyince aklıma küçük küçük gülümseten anılarım geliyor aklıma.

Bir tanesini anlatayım.Çok içimden geldi yahu.:P:)

Tarihe gidiyoruz....

          Eskiden bundan 8 yıl kadar belki daha fazla yıl önce Cdlerde film falan izlerdik. Tv ye bağlayıp VCD yi ve bu filmler genelde korsan olurdu.Ailecek oturup izlenirdi.Bir seferinde de Cem Yılmaz'ın Cdlerini izleyecez.Neyse herkes kanepeye sıralandı.Teknolojik işler genelde bana düşer. Ben de yere odanın ortasına oturdum.Cd takılır çalışmaz, değiştirilmesi gerekir ya da biri tuvalete gidecektir film durdurulur. Bu işler hep bana bakıyordu ve bu sebeple bende odanın ortasına VCDye yakın bir yere kuruldum.Arkada kanepe de 4 kişi diğer kanepede de var .bir iki kişi.Neyse cd başladı ben bilmiyorum kaç dk geçti.Cd yarısı oynamıştır en azından.Ben gülmekten, yerdeyim zaten yerlere yatıyorum, kıvranıyorum, kopuyorum, gülüyorum. Nasıl gülüyorum ama arkadaki grubun hiç farkında değilim.Cd tamam ses sorunu vardı ama ben sadece ona odaklandığım için kimsenin farkında değilim.Sonra bir ara dikkatim dağıldı, konuşmaları duydum.Biri diyor ki,bu kardeşim oluyor."Yok ya anladığından değil gülüyor işte öyle."Hayıflanmış yani kendilerine anlamadıklarını konduramıyor. Ben öle gülüyorum deliyim ya alla alla:):)Diğer hepsi bana bakıyor bön bön ne yapıyor bu diye.O anda döndüm baktım hepsine, bir toparlandım. "Ne oldu?" dedim." Siz niye gülmüyosunuz?" "Bunun neresi komik?" diye benle dalga geçmeye başladılar."Nasıl gülmezsiniz ya çok komik." diyorum."Biz bir şey anlamadık." dediler."Buna mı gülüyosun." Ya bir laf anlatmaya çalışıyorum.Kapatacaklar mecbur bende onlara uyup başka bir şey izleyecem diye ikna etmeye çalışıyorum.Biraz da ses kalitesi kötüydü çoğunu duyamamışlar yarım yamalak da komik gelmemiş.Sorunu çözmeye çalıştım.Neyse sonra ses sorununu hallettim onlarda gülmeye başladılar, sevdiler de. Gene de benim kadar değil sanırım.

                                      Bu oyuncağa benziyor muydum acaba?:P.):)


      Cem Yılmaz'ın esprilerini hep zekice bulmuşumdur.Bu gösteriye de gitmesem olmazdı.Ve Cem yılmaz denildiğinde genelde bu anı aklıma gelir tebessüm ederim...

Beni dinlediğiniz pardon okuduğunuz için teşekkür eder yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.Evet hep içimdeydi bu saçma salak espriyi yapmak haydi gittim ben..):)

6 Ocak 2013 Pazar

Anılarıma Dİpnot

Yılbaşı haftasının benim için enleri...

Beyoğlunda bir sokakta...

Mekana davet eden adamdan bir cümle

"Manzaramız çok güzel.Gözlerini kapatınca boğazı görebiliyorsun.:))"

Epeyce gülmüştüm...

Birde o gün yediğimiz bir kazık var ama hiç bir kazık o kadar güldürmemişti beni.Güldürenlere selam olsun...

Philips yaptı o ışıkları...

Hastayım Dedim dedim inanmadınız videosunun yarattığı şok ve ardından gülmeceler...

Arabanın üzerine atılan ekmek kırıntıları ötesi koparılmış ekmekler bütünü...

Avmlerin 8:30 da kapanması

...





2013 Listem

Geç olsa da 2013'de yapmak istediklerimin listesi

1.Araba almak istiyorum.Daha doğrusu artık bir birikim yapamadığımı fark ettim.En azından borçlu olursam öderim diye düşünüyorum.

2.Kimseden bir şey beklememeyi öğrendim.Benden de bir beklenti içinde olmamaları gerektiğini insanlara yaşatarak öğretmeliyim.Bencil olanlar bilhassa buna katlanmalılar.Bu yıl bunu bol bol hissettireceğim bir yıl olacak.2012 de sinyallerini verdiğim değişim geri dönülemez bir şekilde devam etmekte.

3.İşim konusunda daha cürretkar atılımlar yapmaya niyetliyim.Benden çok daha az bilgiyle insanların farklı yerlerde gördükçe kendimi hafife almaktan vazgeçmem gerektiğini görüyorum.İnsan bir şeyleri bilmeye başladıkça ne kadar çok şey bilmediğini fark ediyor.Bu yüzden hep çok az şey bildiğimi düşünürüm.Bu aslında doğru bir düşünce olmakla birlikte bazı konularda geri durmanıza sebep olduğu için kötü yanları da mevcut.

4.Duygusal ilişkilerden uzak durma kararım da hala ısrarlıyım.Bunun bana o kadar olumlu etkileri oldu ki henüz bundan vazgeçmeye hazır değilim.

5.Bol bol kitap,film,dizi,sinema ,tiyatro bu yıl da olmazsa olmazlarım.Ne yapayım boş boş avm gezmekten hoşlanmıyorum.

6.Fırsat oldukça gezmece tozmaca .Görmediğim 3 il daha görmek istiyorum.

7.Ailemin ve sevdiklerimin hatalarını görmezden gelmek yerine kabullenmeyi ve ona göre davranmayı düşünüyorum.Uygulamaya geçtim bile.

8.Bilgisayarımı toparlayıp dosyaları mı düzene sokacağım.

*Okunacaklar listesi oluştur.

*İzlenecekler listesi
*Gezilecek yerler listesi
*Öğrenilecek şeyler listesi

Bu böyle uzar gider.Ama hiç bir zaman bu konuda kendime dayatmacı olmadım.Spontene gelişti genelde.Ama bir listem olsa fena olmazdı hani acaba hangi filmi izleyecem diye düşünmem film izleyeceğimde film aramakla zaman kaybetmem hiç olmazsa.

9.Kendime daha fazla özen göstereceğim.

10.Yapmayacağımı bilsem de uyku düzenine dikkat edeceğim.:)

11.Origami öğrenmeye devam.

12.Daha sık yazmaya çalışacağım.

13.İşlerimi biriktirmeden zamanında yapacağım.

14.Söz karamsar olmayacağım artık ufak şeyleri takmayacağım.

15.Hayatı güzelliğiyle yaşayacağım..İnsanlar neden böyle demeyi bıraktım artık ben iyi ki böyleyim demeye devam edeceğim.

16.Kendimi de düşüneceğim tamam valla :)

17.Şu evi derhal toplayacağım.Dağınıklık içinde huzur bulamıyorum.Huzuru geçtim böyle devam ederse kendimi de bulamayacam.:)

18.Bisiklet kullanmak istiyorum.

19.Uçurtma uçurmak.

20.Resim yapmak.Yağlı boya ile ...

21.Puzzelarımı çerçeveletmek.

22......

Yaşayacağım dolu dolu mutlu bazen hüzünlü ama yaşayacağım.Hata yapmaktan korkmadan, umursamadan kimseye göre değil kendimce yaşayacağım...





2 Ocak 2013 Çarşamba

2012 Kritiği

Geçen yıldan beri çok şey değişti hayatımda.2011 de yaşamaya başladığım depresyonu 2012 de noktaladım ve yılın başlarında almış olduğum bir çok kararı uyguladım.Sonuç benim açımdan mutluluk verici.

2012 yılı benim için bir değişim,düşünme,mücadele,inzivaya çekilmek gibi süreçleri barındırdı.Sık sık kendimi sorguladım kararlar aldım ve saklandığım yerden çıktım.Hayatı yaşamaya başladım.Kendime koyduğum bazı kuralları esnetip,insanlara verdiğim değerden epeyce kıstım.Bundan 3-4 sene önceki huzurlu hallerime geri dönüş yaptım.Hata üstüne hata yapmayı bırakıp, durup düşündüm ve hayıflanmayı bırakıp sorun olan şeylerle mücadeleye giriştim.Artık büyüdüm...

 2012 de devlet bana çok yamuk yaptı.Eğitim sistemini alt üst etti.Bu süreçlerde benim hayatımı karman çorman etti.Birden fazla okul değiştirdim.Yeni insanlar tanıdım.İyi,güzel bazen sinir bozucu bazen enteresan olaylar yaşadım.2012 yazında inzivaya çekildim.Eylülde tempolu bir hayatın içerisine devlet eliyle itildim.Yerleşik bir okula geçişim benim adıma süper oldu.Devlet her ne kadar sistemi alt üst etmiş olsa da ben şanslı olanlardandım.Çok güzel bir okula düştüm.Her ne kadar yorulsam da şu süreç de mutluyum.

2012 de ablamın tayini İstanbul'a çıktı.Kız kardeşim evlendi.Ablamın tayininin İstanbul'a çıkmasıyla aramızdaki buzlar eridi.Güzel anılar,anlar paylaştım.Onun sayesinde güzel yürekli iyi bir dost ve bir abi kazandım.

2012 de alkolle,sigarayla tanıştım.Gözümde büyüttüğüm ya da abartıldığı kadar benim için sorun teşkil etmediğinin farkına vardım.Bağımlılık elbette ki kötü bir şey ve ben bir şeyin esiri,bağımlısı olmaktan nefret eden biriyim.Dizileri bile o yüzden sürekli takip etmem.Ve bağımlı değilim olmaya da niyetim yok.

2012 de karakterimden verdiğim bazı ödünler hala mevcuttu.Süregelen hataları maalesef ki  hemen değiştiremiyorsunuz.Hala duygusal ve hala değer veren biriyim.Dozaj konusunda önemli bir indirime gitmiş olsam da huylu huyundan da vazgeçmiyor.

Duygusal ilişkiler konusundaki kararımı uygulamış olmamsa bana çok büyük kazanç sağladı huzuru yakaladım,kendi normal hallerime döndüm.Bunu kolay kolay bırakmaya da niyetim yok.

Şuan kafamı kurcalayan tek önemli sorun var o da benden bağımsız ve benim önleyemeyeceğim bir durum.Yapacak bir şey yok.Herkes istediği hayatı yaşıyor.Ve zamanında ben demiştim diye bir durum söz konusu, artık elimden gelen sadece uzaktan izlemek ve gerektiğinde yanında olmak olacak.İlerleyen günlerde yaralanmamak ve yaralamamak adına ise aldığım kararı uygulamak niyetindeyim.Bakalım 2013 de neler olacak...

İş hayatında ise yeni okulda kendimi ispatlamak gibi bir süreç içindeyim.Şuana kadar zaten yeterince bunu hissettirdiğimi düşünüyorum amacım bu olmasa da süreç böle gelişti ve ilerleyen günlerde bunun başıma iş açacağının farkındayım.Göze batınca illaki okların hedefi olacak olsam da hazırım ...Artık vurulmamak için gizlenmek yok, ortaya çıkıp savaşma vakti...

2012 de aldığım bir çok kararı uyguladığımı görüyorum kendimi tebrik ediyorum ve bu süreçte bana farkında olarak veya olmayarak destek olmuş olanlara teşekkür ediyorum.

2013 için alacağım kararlar bir sonraki yazımda mevcut olacak. Bakalım durup, düşünmeli  yim ve doğru kararlar almalıyım.