Sayfalar

18 Mart 2013 Pazartesi

Yazmışım Öyle...

Aslında uzun zamandır yazmıyormuş gibi görünsem de yazıyorum fakat yayınlamıyorum.Yazdıklarım genelde özele kayıyor.Umarım bu yazıyı çokta özele inmeden yazabilir duygularımı size yansıtabilirim.

Bu blogu okuyup da benim mutlu olduğumu düşünen yoktur heralde.Ama esasında genelde herkes gibi hayatın rutininde mutlu çok büyük sorunları olan birisi değilim.En azından hayata olumlu tarafından bakabiliyorum çoğu zaman.Yüzüm genelde güler aslında.Ama gelgelelim hayat bu ya bazen doluyor bardak ve ben kendimi burda buluyorum haliyle bardaktan taşanlar da ya kızgınlık ya da hüzün oluyor.

İşte gene böyle bir günün sonucunda kendimi buraya attım.Herkes kendini rahatlatmanın çeşitli yollarıı bulur benim kimi zaman uyumak kimi zamanda yazmak bazende konuşmak ama konuştukça deşilen mevzuların beni daha kötü yaptığı olmuştur.

Bir taraftan en sevdiğim canımdan öte bir insanın göz göre göre duvara toslayacağını bilip bişey yapamamak yapmaya çalıştığım içinse suçlanacak olmak beni epey geriyor.Ve zamanımda her şeye rağmen düşeceğim durumu önemsemeksizin verdiğim savaştan yenik düştüm.Keşke kendimle olan savaşım olsaydıda yenik düşseydim ama sevdiğim bir insanın kendini ateşe atmasına mani olamamak derinden üzüyor beni.

Onun dışında sevdiğim insanların hayatındaki karmaşalar dışında aslında iyiyim dişe dokunur bi sıkıntım yoktu.Yalnızlıkla boğuşurken ufak bir çarpıntı aşk mevzusu oldu onuda sanırım soğutmayı başardım kendimden.Uzaklaştırmak istiyorum kendime gerekçeler bulup yürümez bu diyip sonunda karşıyı bıktırıyorum.Neden yapıyorum çünküben kimseye güvenip hata yapmak bağlanmak istemiyorum.Bulaşmayın bana diyorum bi yandan ama özlemişim be sevmeyi sevilmeyi.Sadece çok yıpratıcı icraatlar.Değer mi sizce o çarpıntıyı hissetmek için bunca stresi çekmeye...

Ayrıca yaşanan mevzular da beni erkeklerden yeterince soğuttu.Erkeklerin kendinden de duyduğum itiraflar sonucu buna emin oldum.Duygularımı bir erkeğin kullanmasını hazmedemem aptallaşmak istemiyorum.Sonra aptallaşıp gözümü açtığımda eyvahh demek istemiyorum.O yüzden yok olsunlar kaybolsunlar hayatımdan...

Ve evet yalnızlığım filmler kitaplar gezmeceler ve sanat etkinlikleriyle devam ediyor.Kimi buna imrenirken kimide yalnız olmasa yapamazdı bunları deyip kendini rahatlatıyor.Bilmiyorum ama evlilik kurumu bir esaret olacaksa ben neden bu esareti bile isteye kabul edeyim.Bazıları beni güçlü bulurken ben kendimi güçsüz buluyorum.Kendimle mutluyum ama aslında yorgunum.Daha güçlü günlerime ise az kaldı.Bu bunalımlar geçecek ve ben bu bunalımlardan uyandığımda güzel günler gelecek umutluyum ve aslında huzura az kaldı...

4 yorum:

  1. heey tamam işte tabii ki az kaldı tabii ki geçecek tabii ki mutsuz değilsin.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazalı epey oldu deep bunu ama yayınlamamıştım.Öylesine yayınladım şimdi.İyiyim çok şükür.Çok daha iyi olacağım.:)

      Sil
  2. Hayat tatlı ve kısa bak yaşamaya :) Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatı epey yaşıyorum biraz dinlensem iyi olacak.:)

      Sil