Sayfalar

14 Mart 2017 Salı

Yıllar Sonra Yine Bir Gün



Yıllar sonra durup dururken gene aniden blog aklıma geldi ve yazmak istedim.Aslında bu blog hani eski bir fotoğraf bulursunuz ve o halinizi kendinize hiç yakıştıramadığınızdan ya da utandığınızdan saklarsınız kıyıp atamazsınız da.Bu blogda benim için öyle bir şey sanırım.İnsan hayat yolculuğunda  değişiyor gelişiyor farklılaşıyor.Geçmişten utandığım gibi bir anlam çıkmasın sadece bazen bir gün yaptığınızı ertesi gün eksik ya da yanlış buluşunuz gibi bir şey bu.

Günlükle karışık bir blogdu bu.Kafam estikçe yazdığım.Eski zamanlarıma imreniyorum doğrusu.Sıkça yaza biliyordum.Günümün epey vaktini bloga ayırabiliyordum. Şimdiler de neredeyse uykuya zor vakit ayırabiliyorum.Çoğunlukla yoğunum ve yorgunum.Gerçi hala tiyatroya sinemaya arkadaşlıklara vakit ayırabiliyorum.Ama evde geçirdiğim zaman dilimi çok kısıtlı.

Bu arada drama kursuna gidiyorum.Hoca klasik kurslardan farklı ilerliyor.Bir şeyler öğrenmekten hele ki bir de drama gibi ilgi duyduğum bir konuda olmasından oldukça mutluyum.

Sevdiğim adamla mayısta evleniyorum.Hayatım oldukça zorlu dönemeçlerden geçti.3-4 sene içinde epey olay biriktirdim.Olgunlaştım ama çocuk ruhumu kaybetmedim.:)

Bu arada 1.sınıf okutuyorum.Gene farklı minikler deli sorular ve meraklı enerjik halleriyle beni benden alıyorlar.

Tabi bu arada  ülkede de epey şey değişti. Ortadoğuda süren paylaşım savaşı ile beraber yaşadığımız topraklarda da OHA ler İŞİD  bombalar KHKlar İhraçlar katliamlar Refarandum derken husuzursuz günler geçiriyoruz.


9 Ekim 2014 Perşembe

EKMEK SIRASI


Yer: Besaş Ekmek Büfesi
Zaman :Öğle
Yaşanan Olay:İki sıra vardır.Nedeni sorulur.
Cevap kadın sırası erkek sırası ayrıymış.

Bende ne alaka ki falan gibi tepki verdim.Gittim erkek sırasında durdum.Hatta kadın sırasında bir erkek duruyordu benden önceydi buyrun dedim.Sonra kendim geçtim.Aynı soruyu biri daha sordu.Neden iki sıra var?Kadın sırası, erkek sırası ayrı dedi gene aynı ses.Bir erkek sonra kadın öyle ilerliyormuş sıra.Kimseden itiraz yok.

Benim bildiğim sıraya geçilirken kadın erkek diye cinsiyet ayrımı değil önce gelene ya da müşkül durumu olana öncelik verilir!

Ama kime diyorum ki cinsiyet ayrımı,ırk ayrımı,din ayrımı,mezhep ayrımı,zengin fakir ayrımı kısacası insan ayrımını çok gördü bu topraklar.Böyle giderse daha da çok görecek gibiyiz.

Dünyadan değil ama içindekilerden çok sıkıldım.Onlar kendini biliyor diyeceğim ama malesef ki kendini bilmezler!

24 Eylül 2014 Çarşamba

yoklama

Uzunca zamandır beklediğim ne varsa bir bir hepsi gerçekleşti.Mesele şu ki gerçekleşmesine yeterince hazır değilmişim.

Mutlu muyum çoğunlukla evet.Ama gene de huzursuz olmama yetecek bir sürü şey var.Bunların çözümlenmesi  beni epey düşündürüyor. Henüz hazır değilim bunları tam olarak gerçekleştirmeye.Esasen bunları yazıyor olmam gene bir yoklamanın eşiğinde olduğumun göstergesi.İç dünyamı yokluyorum kuşkusuz.

Aşk evet süper bir duygu ama kafa karışıklığı yapıyor.Yaşadığım İmkansız aşk dedirtecek türden olsa da mücadele edeceğim.Bir bundan eminim gerisi teferruat diyorum kendi kendime...Her şey kolay olsa,sevgimden belki de emin olamazdım bu kadar.Yok ya olurdum aslında. Hayatın en büyük kazığı ve bi o kadarda kazandırdığı bana.

Toplumsal yargılardan kurtuldum ama ne varki kendimi toplumdan kurtarabilmiş değilim.Bu da büyük bir çelişki zaten.

Sorgulamalarım aynen devam huylu huyundan vazgeçmez yani .:)

Ve hala çocuğum ve bir o kadar yetişkin.

Düşüncelerim büyüdükçe cümlelere dökmekten korkar oldum.Belkide bende büyümeliyim korkularımdan sıyrılıp akmalıyım özgürce....

Seni seviyorum.Sende beni eminim bundan.Tek gerçek olan bu.Ama seninle ne yapacağımı bilmiyorum sende şüphesiz benle.



14 Mayıs 2014 Çarşamba

Bir Uğrayış

Gene epey oldu sanırsam ben buralara uğramayalı.:)

Hayatım da epey şey değişti.hepsini buraya sığdırmak olmaz ama özet geçebilirim.Özetime başlamadan bu zaman döngüsü hayat değişim falan diye giriş yapmam  bana yaşımı hatırlattı.:)

Neredeyse 30 yaşına geliyorum şaka maka nasıl geçti böyle insan anlayamıyor hakikaten.Ben kendimi hala biraz çocuk hissetsem ve yaşımı göstermesem de zaman geçmiş vesselam.

Okul iş ortamı güzel gidiyor.Meb deki bütün saçmalıklara rağmen  arkadaşlarla keyifli bir ortamım var.Her akşam bir yerlerde takılıyoruz eve direk geldiğim çok nadirdir sanırım.Güzel akşamlar keyifli sohbetler güzel zamanlar geçiyor.Bu sene hiç evde duramıyorum desem yeridir.hafta sonları hep bi yerlerdeyim ve evimi özlüyorum zaman zaman.Temizli vs işlerde aksıyor böyle olunca tabi.:(
Bu kadar yoğun bir temponun arasında birde sırılsıklam aşık olmuş durumdayım.Mantık bende bu kadar etkinken aşık olabileceğimi sanmazdım.Olabiliyormuş demek ki:)Hani bundan önceleri de ufak tefek çarpıntılar yaşamıştım ama böyle bir durumu ilk kez yaşıyorum.Yaklaşık  6 ay oldu. Kapıldım bir adama gidiyorum .Aşk çok güzel şey doğrusu ama epey de yorucu yani.Ben onu çok özledim ya.:)Gene onu düşünmeye daldım işte.Neyse bir kaç güne kavuşmuş olacağım.

Bu arada bu aşkın başlamasında ufak da olsa blogumun da katkısı var.:)Anlatırım bir ara.

Sonrası epey kilo verdim.O kadar ki tanıyamayanlar oluyor.İmaj değişikliği yaptım. Saçımı kestirdim yıllardan sonra ilk kez kısacık :)Süs konusunda hala aynı ben .Ne yapayım doğallığı seviyorum.

Başka başka bir sürü olaylar oldu değişimler oldu ama benden şimdilik bu kadar saat çok geç oldu.:)


24 Kasım 2013 Pazar

Öğretmenler Günü

Öğretmenlikte 7.yılım bu mesleği seçtiğim için mutluyum.Tüm zorluklarına rağmen sevdiğim işi yaptığım için şanslıyım.Velilerimden,öğrencilerimden çok memnunum.Seviyorum kerataları:)Şu sıralar etraftan yardım toplayarak sınıfımıza akıllı tahta yaptırmayı planlıyoruz.İnşallah yapabiliriz.

Öğretmenler günümüz kutlu olsun.Hayalimdeki mesleği yapıyor olmaktan mutluyum ve gururluyum.


19 Kasım 2013 Salı

Özledim de Geldim

Özledim başka sebebi yok...

Yazmayı özledim.Derinlerde gezinmeyi ve melankoliyi
Özledim yorumlaşmaları, bloglarda dolaşmayı
Sonra ne bileyim özledim anlatmayı biraz anı bırakmayı
Eski zaman tabletleri değil belki ama kendime tarihi kalıntı bırakmayı özledim.

Olan biten yaşanan her şey değişti çünkü ben değiştim.Yani en azından değişme sürecim iyi gidiyor diye düşünüyorum.Yani kısacası yaşlanıyorum, olgunlaşıyorum ve tabi ki değişiyorum.

Valla tam olarak neleri değiştirdim bir secere tutmasam da  şu aralar yolunda her şey.İş hayatım çok yerinde ve güzel gidiyor.Ortamda kıskançlık yapan saçma sapan tipler olsa da alıştım diyebilirim.:)Misal geçen dağıtacağımız ara karneleri süsledim zarflara yerleştirdim diye." Ne gerek vardı.Bizim velilerde ister." diyen bir meslektaşım var.Ama olsun ya artık komik geliyor. Demek ki meslekte pişmeye başlamışım güldüm geçtim.Müdür yardımcımızınsa en büyük sorunsallarından biri benim idealizmimin ne zaman biteceğiymiş.:)İnsanlar işte :)

Bunun dışında çok yoğun bir tempom var.Hiç hafta sonu evde kalamıyorum.Hani şöyle uyanma hesabı yapmadan uyuduğum, boşa geçirme lüksüm olduğu günleri özledim.Spora gidiyorum ve gerçekten endorfin denilen şeyi sağladığına eminim.Enerjim tükeneceğine daha enerjim artıyor.Sporun üstüne birde yürüyüş canım istiyor.Yazdan beri özellikle akşamları, ayazın suratıma çarpa çarpa ve anlamsızca dolaşmayı yürümeyi sever oldum.He bir de hala sabahları erken uyanamıyorum.Seneye kısmetse.:)(Seneye sabahçı olacağımdan el mahkum yani.:))Teyze oldum 20 günlük bir yeğenim var.Çok sevimli teyze olmak başka bir duygu ya.

Bular bunlar olurken aşk hayatım neyse ki yok.:)Malum ne zaman o işlerle bulanık olsa aklım, huzurum yerle yeksan oluyor.O yüzden uzunca bir süredir rahatım.Ancak böyle arada saçma sapan huzurumu bozanlar olmadı değil ama eskisi kadar yıpratmıyorum kendimi, sıyrılmayı öğrendim sanırım.Yani kısmen diyelim.:)

Mutluyum,huzurluyum,başarılı hissediyorum, hedeflerim var ,hayallerim var.Tahtaya vur modundayım yani çok şükür.:)Her şey güzel olacak....